Aşağıdaki aşk kuralları geleneksel öğütlere tamamen ters düşüyor ama biz Cosmo
kızları kuralları sarsmaktan yanayız. Şimdi siz de bunun nedenini öğrenmek üzeresiniz.
Yıkmanız gereken 7 aşk kuralı
Bir şeyi hep aynı şekilde yapmanız o şeyi doğru yaptığınız anlamına gelmez. Düşük
belli jean pantolonları, çevirmeli modemleri ve sadece "kötü çocuklarla" çıkma
kuralınızı bozduğunuzdan beri hayatınızın ne kadar güzelleştiğini hatırlıyor musunuz?
İlişki uzmanları, aşağıdaki yedi aşk kuralını unutmanın da aynı derecede sizi
özgürleştireceğini söylüyorlar, hatta belki de daha fazlasını elde edecksiniz.
Eski Kural: Kıskanç Bir Cadı Olmayın
"Birçok kadın, eğer kıskanç davranırlarsa nevrotik ve zayıf görüneceklerini düşünüyor"
diyor How Not To Be Afraid of Your Own Life (Kendi Yaşamınızdan Korkmamayı Nasıl
Öğrenirsiniz?) isimli kitabın yazarı Susan Piver. Örneğin; bir kız, erkek arkadaşıyla
flört ederken pek çok kadın kendilerine ne kadar güvenli olduklarını kanıtlamak
için dişlerini sıkıp, dışarıya karşı serinkanlı davranmaya çalışabilir.
Yeni Kural: Biraz Sahiplenici Olun
"Umrumda bile değil" türünden davranışlar bazen ters tepebilir çünkü "Sizin tarafınızdan
kıskançlıkla karşılaşmaması bir erkeği, ilişkinize yatırım yapmadığınıza inandırabilir"
diye uyarıyor The Dangerous Passion (Tehlikeli Tutku) kitabının yazarı David Buss.
Tabii ki ne zaman bir kadınla konuşsa "öldüren cazibe" tavrına bürünemezsiniz
ama zaman zaman sizi rahatsız eden şeyleri de hafifçe belli edebilirsiniz. Örneğin
bir arkadaşınız onunla flört ettiğinde veya sürekli olarak bir türlü güvenmediğiniz
iş arkadaşı olan o kadından bahsettiğinde.
Yapmanız gereken, yorumlarınızı tamamen o kadının davranışlarına yöneltmek olmalıdır.
Böylece onu kontrol etmeye çalışıyormuşsunuz gibi görünmezsiniz. Örneğin şöyle
diyebilirsiniz: "Neredeyse ağzının içine düşecekti" veya "Acaba bu kadar dekolte
giyinmesinin özel bir sebebi olabilir mi?" İçinizdeki kıskanç şeytanı açığa çıkarmak,
onu kaybetme fikrinin sizi rahatsız ettiğini bilmesini sağlayacak, aynı zamanda
da aranızdaki bağı sağlamlaştırma isteğinizi kanıtlayacaktır.
Eski Kural: Onu Yatakta Her Zaman Pohpohlayın
Seksi bir Cosmo kızı olduğunuz için büyük ihtimalle vaktinizin çoğunu çarşafların
arasında erkeğinizin aklını başından alacak yollar bulmakla geçiriyorsunuz ki
açıkçası bu iyi bir şey. Asıl tehlike, onu memnun etmeye çok fazla odaklanıp kendi
ihtiyaçlarınızı göz ardı etmeye başladığınızda ortaya çıkıyor. Rock, "Kadınlar
bazen ne istediklerini ifade etmekte zorlanıyorlar; özellikle de yatakta" diye
anlatıyor ve ekliyor: "Genel olarak bencillikten uzak oldukları için partnerlerine
sadece bir şeyler veriyor ve karşılığını almıyorlar."
Yeni Kural: Çarşafların Arasında Bencil Olun
Erkekler sizi yatağa götürmekle zaten övündükleri için sizin son derece fedakar
ve verici görünen doğanız bile tek başına ona en büyük ödüldür. O yüzden ilişkiden
çok zevk almadığınızı hissettiğinde onun cinsel egosunu aşırı derecede zedelemiş
olacaksınız.
"Eğer kendiniz tatmin olmazsanız ikiniz de mutlu olamazsınız" diyor Rock. Çözüm
basit; utangaç olsanız bile neden hoşlandığınızı açıkça söylemeniz gerekir: Yaptıklarından
hoşlandığınızı belli etmek için inlemelerinizi kullanın veya sadece nereye ve
nasıl dokunulmasından hoşlandığınızı gösterin.
Eski Kural: Diğer Erkekler Hakkında Düşünmek Aldatmanın Bir Başka Çeşididir.
Her gördükleri kıza en ufak bir suçluluk duymadan iştahla bakan erkeklerin tersine
kadınlar, diğer erkeklerle hafifçe flört ettiklerinde veya birini çekici bulduklarında
bile bunun üzerinde fazlaca dururlar. "Bazı kadınlar bu şekilde erkek arkadaşlarını
aldattıklarından veya bunun ilişkilerinde yanlış bir şeyler olduğunu gösterdiğinden
endişelenirler" diyor psikolog Joseph Rock. Böyle düşünmenin sonucu ise kendinizi
aslında yaşamasanız bile yasak bir ilişki yaşıyor gibi suçluluk duygusu altında
hissetmeniz. Hem de hiçbir şey olmadığı halde.
Yeni Kural: Masum Bir Fantezi Aşk Yaşamınızı Ateşleyebilir
Gizli bir fantezinin size vereceği heyecanlı duygular şu andaki ilişkinize iyi
gelebilir. Neden mi? Çünkü eskiden olduğunuz gibi kendinizi seksi, flörtçü, bekar
bir kız gibi hissetmeye başlarsınız (erkek arkadaşınızın başta sizi çok beğenmesinin
nedenlerindendir) ve o da bu tekrardan uyanan heyecanın meyvelerini toplar.
Diğer insanlara karşı hissedilen cinsel çekim gayet normaldir ve bundan suçluluk
duymanız son derece gereksizdir. Joseph Rock bunu şöyle açıklıyor: "Sadece başkasına
karşı çekim hissetmeniz; fantezi kuruyor olsanız bile bunu gerçeğe dönüştüreceğiniz
anlamına gelmez." Çizgiyi geçmediğiniz ve fantezinizi gerçeğe dönüştürmediğiniz
sürece düşüncelerinizi sansürlemeyi bırakıp bu hoş hayallerin keyfini çıkarın.
Eski Kural: Yatağa Hiçbir Zaman Kızgın Girmeyin
Aranızda bir sorun olduğunda çözüme ulaşmak istediğiniz için saatlerce konuşup,
tartışmaya alışkınsınız.
Yeni Kural: Kızgınlıkların Üzerinden Biraz Zaman Geçmesini Bekleyin
"Bir konuyu fazla zorlamak ve neler söylemeniz gerektiğini düşünmeden konuşmak
ikinizin de sonradan pişman olacağınız sözler sarf etmenize neden olabilir" diyor
Piver. Özellikle de yorgunken yapılan konuşmalar için bu geçerlidir. Konuşmayı
ertelediğiniz zaman ise sizin için asıl önemli olan yanlarını iyice düşünmeye
vaktiniz olur. Ayrıca bu zaman içinde biraz sakinleşeceğiniz için kendi fikrinizi
savunurken daha anlayışlı ve mantıklı olursunuz. Örneğin böyle bir tartışmayı
ertelemek için şöyle diyebilirsiniz: "Şu anda çok rahatsız oldum ve düşünmek için
biraz zamana ihtiyacım var." O böyle bir ara istediğinde ona hak vermeniz de yararlı
olur. O anın kızgınlığı ile kavga etmek yerine bu konuyu tartışmak için daha uygun
bir zaman belirleyin. "Bunu yarın işten sonra konuşalım" demek, sonradan bu konuyu
tekrar açmayı istediğinizi ve bundan henüz kurtulmadığını anlamasını sağlar.
"Çoğu tartışma, üzerinde biraz düşündükten sonra sıcaklığını yitirir. Ertesi
gün bundan konuşurken eskisi kadar kızgın olmazsınız ve belki de tartışmaya değer
bir konu olmadığına karar verip ölümüne tartışmadan bu konuyu kapatırsınız" diye
açıklıyor Piver.
Eski Kural: Bağımsız Kadını Oynayın
Ağır bavullarınızı kendi kendinize taşımak, kendi tost makinenizi tamir etmek
ve turşu kavanozunu açmaya çalışmak sizin güçlü, bağımsız ve modern bir kadın
olduğunuzu kanıtlar değil mi? Şimdi bir daha düşünün...
Yeni Kural: Bırakın Sizin Süperman'iniz Olsun
"Erkekler kesinlikle bağımsız kadınları çekici bulurlar ancak eğer tümüyle kendinize
yetiyorsanız kendilerini işe yaramaz hissederler" diyor Rock. Tabii ki sizin yapmanız
daha çabuk ve kolay olacaksa yapmalısınız ama ona da yapmakta özellikle iyi olduğu
şeyleri göstermesine izin vererek egosunun okşanmasını sağlayın. Bu; mantarlı
risotto pişirmek, o çok övündükleri vücut gücü ile alışveriş torbalarınızı taşımak
veya karda araba kullanmak olabilir.
"Erkeklerin koruyucu ve geçim sağlayıcı olmaya ihtiyaçları vardır ve gerçekleştirme
odaklıdırlar. O yüzden sizin için bir şeyler yapmak onun bir anlamda aşkını gösteriş
biçimidir" diye açıklıyor Turndorf. İşte bu yüzden; bırakın yapsın canım!
Eski Kural: Üstüne Fazla Düşmeyin
Eğer kollarınızı onun boynuna dolayıp onun hakkında sevdiğiniz her şeyi kendisine
çekinmeden söylerseniz bundan hoşlanmayacağını düşünüyorsunuz. Ayrıca o kadar
uzun süredir birliktesiniz ki zaten o sizin nasıl hissettiğinizi biliyor veya
siz öyle sanıyorsunuz...
Yeni Kural: Samimi Tarafınızı Ortaya Çıkarın
Bir erkeği çılgın gibi sevmenin yan etkilerinden biri de sürekli içinizden gelen
sevgi ve şefkat gösterileridir. Kendinizi tutmayın! Ona sizi nasıl mutlu ettiğini
gösterin. Till Death Do Us Apart-Unless I Kill You First (Ölüm Bizi Ayırana Kadar-Önce
Ben Seni Öldürmezsem) isimli kitabın yazarı, ilişki terapisti Dr. Jamie Turndorf,
"Bir erkeğe tekrar tekrar onu neden sevdiğinizi hatırlatmanız gerekir" diyor.
Erkekler romantik konularla ilgilendiklerini itiraf etmek istemeseler de aranızdaki
bu fark aslında sizi cezbedici kılan faktördür. Bu sevgi gösterilerinden vazgeçtiğinizde,
kısa sürede sizin bu feminen özelliğinizi görmeyi özleyebilir.
Ona karşı duyduğunuz çekimi belirtmeyi yinelemek isteseniz de aşırıya kaçmayın.
Onu rahatsız etmeyecek şeyler yapın: Yüzünü öpün, cümlenize "Şöyle yapmana bayılıyorum..."
diye başlayın veya onu ilk çıkmaya başladığınız dönemde birbirinize söylediğiniz
özel isimlerden biriyle çağırın. Sizin için güzel bir şey yaptığında ona o konuda
tam bir uzman olduğunu söyleyin ve yanınızda olmadığı zaman onun en iyi yaptığı
şeyleri özlediğinizi anlatın; "Keşke şimdi burada olup sırtıma masaj yapsaydın"
gibi.
Ufak bir yorumda bile bulunsanız yeterli olacaktır. "Birbirinize vereceğiniz
ekstra sevgi dozu, aranızdaki duyguları okşar" diyor Dr. Turndorf.
Eski Kural: Aynı İlgi Alanlarını Paylaşmalısınız
Bazı çiftler yanlış bir kanıyla; yakın olmayı, birbirlerinin tüm hobileri ile
ilgilenmek olarak algılıyor.
Yeni Kural: Kendinize Zaman Ayırmanız Aranızdaki Bağı Güçlendirir
Eğer siz de, o da kayak yapmaktan hoşlanıyorsanız ne mutlu size. Ama onun hobilerine
katılmak için kendinizi zorlamanız, aranızdaki etkileşime zarar verebilir. Siz
sıkılırsınız ve bir sürü soru sorarsınız, o da sizin gerçekten ilgilenmediğinizi
bildiği için rahatsız olur ve zevk alamaz. Diğer taraftan sizin onu kendi hobilerinize
katılmaya zorlamanız da sadece onu kızdıracaktır.
Her zaman, her yerde çift halinde olmanız; kız arkadaş-erkek arkadaş ilişkisinden
çok sizi birbirinize zincirlerle bağlanmış gibi hissettirecektir. Ayrıca farklı
ilgi alanlarınızın olması birbirinizi daha ilginç bulmanızı sağlar. Saying What's
Real (Gerçeği Söylemek) kitabının yazarı Dr. Susan Campbell, "Kendi ilgi alanlarınız
olduğu zaman bir çift olarak beraber yaptığınız aktivitelerin değerini daha iyi
anlarsınız" diyor.
Kaynak: Cosmopolitan