Evlilik, hem kadın hem de erkek için birlikte mutlu olmak adına atılan önemli
bir adım. Peki ya eş olarak seçtiğiniz kişi doğru kişi değilse?
Nasıl bir eş?
Evlilik, kısaca "ben"den "biz"e geçiş olarak tanımlanabilir. Birlikte mutlu olmak,
birlikte üzülmek; yani paylaşmaktır. Aynı zamanda kişinin tüm hayatını etkileyen
önemli bir karardır da. Ne de olsa hayatın geri kalanı, eş olarak seçilen kişiyle
geçecektir.
Günümüzde eş seçimi kimi zaman eşler arası uyumdan çok, maddiyat ve kariyer gibi
kavramlar dikkate alınarak yapılabiliyor. Burada unutulmaması gereken şey, evliliğin
bir aile kurma amacıyla yapıldığıdır. Bu birliktelik, bir şirket ortaklığı değil,
eşlerin birbirlerine duygularını ve kendilerini verdikleri bir ortaklıktır. Evlilik,
iş hayatınızla birlikte özel hayatınızı da kapsayan, kâr kaygısı olmadan kurulan
bir ortaklıktır.
Zenginlik, kariyer ve asalet ön planda tutularak yapılan evliliklerde, kaçınılmaz
son mutsuzluktur. Bu noktada kişinin, birlikte mutlu olabileceğine inandığı kişiyi
eş olarak seçmesi en mantıklısıdır. Kişinin zengin, asil ya da kariyer sahibi
olması, onun ideal bir eş olacağı anlamına gelmez.
Günümüzde eşler arası uyumu göz ardı ederek evlenen pek çok çift, yaşadıkları
geçimsizlik ve problemler nedeniyle uzmanlardan yardım istiyor. Bu çiftlerin büyük
çoğunluğu da, mutlu olmamalarına rağmen evliliklerini sürdürmeye çalışıyor. Bu
durum da, ne yazık ki duygusal açıdan sağlıksız insanlar yaratıyor. Eskilerin
söylediği şu sözün doğruluğu da böylece kanıtlanmış oluyor: "Parayla saadet olmaz."