Kullanıcı Adı 
Parola
Üye Ol Şifremi Unuttum
      FOTOĞRAF GALERİSİ
      Aşk (54)
      Evlilik (114)
      Dekorasyon (692)
      Mobilya (411)
      Züccaciye (233)
      Beyaz Eşya (176)
      Sağlık ve Güzellik (48)
      Düğün Pastası (1)
      Gelinlik (36)
      Damatlık (8)
      Düğün Mekanları (13)
      Davetiye (10)
      Organizasyon (16)
      Balayı (11)
      Çiçek (6)
      Çeyiz (16)
      Ev Eşyası (7)
      Kuaför (8)
      Müzik (4)
      Nikah Şekeri (5)
      Düğün Hazırlıkları (65)
      Evlilik Teklifi (8)
      Mücevherat (18)
      Alyans (14)
      Dans (2)
      Önemli Bilgiler (172)
      Dini Konular (30)

 
Düğün Hazırlıkları
Sizde Reklam Verin
Sizde Reklam Verin


Kurt Granit & Çimstone
Kurt Granit & Çimstone


Sadece 50 YTL
Sadece 50 YTL


Damat Tween
Damat Tween


Nüans Moda Evi
Nüans Moda Evi

Bu Alana Reklam
Verin!


 


Calcul ton pagerank google avec pagerank gratuit Düğünüm
TOPlist
Zirve100
       Mücevherat > 09-02-2008 Mücevheri fiyatı değil güzelliği değerli kılar
yazıyı 12 punto yap yazıyı 14 punto yap yazıyı 16 punto yap yazıyı 18 punto yap
    
Klasik mücevher anlayışını modern çizgilerle yeniden tasarlayan Surmak Susmak usta, “İnsan yaşamı gelip geçici bir misafirliktir. Sanat da bu süreçteki güzelliklerdir” diyor.

    Surmak Susmak usta, 1972 yılından beri tasarlıyor ve üretiyor.Büyük ustaların yanında çırak olarak kuyumculuğu öğrenen Surmak ustanın kendisi de birçok başarılı çırak yetiştirmiş.Mücevher konusunda sınır tanımıyor; klasik, modern ve daha birçok dalda kendine özgü tasarımlara imza atıyor, geliştirdiği yeni tasarımlarla da sürekli vitrinini yeniliyor.Kişiye özel tasarımlar da yapan Surmak usta, “Benim için pahalı mücevher yok, güzel mücevher vardır” diyor.Surmak ustanın Orient Bazaar’daki Surmak Susmak Collection mağazasını ziyaret ettik ve merak ettiklerimizi sorduk.

                  Tasarım çizgilerinizde hangi akımların etkisi var?
  Genel olarak insanları mutlu eden ve çağı yakalayan tasarımları tercih ediyorum.Çünkü kişiye özel çalışırım.Müşterinin isteği doğrultusunda modern, klasik veya başka şekilleri anında çizip, kendi isteğim doğrultusunda en iyisini yapmak için çaba harcıyorum.Dürüstlük ve sanat birleştiği zaman bir kişilik oluşturuyor.

        En çok hangi malzemeleri kullanmayı tercih ediyorsunuz?
  18 ayar yeşil kum cımar tekniğiyle ilgili çalışmalar, eskitlemeli çalışmalar, modern çalışmalar, çift kat gümüş ve altın çalışmalar yapıyorum.

                          Hangi taşları kullanmayı seviyorsunuz?
    Daha çok pastel renkli taşları kullanmayı seviyorum.Granat, zümrüt, safir, yakut, lapis, yarı değerli ve değerli taşların hepsinin kendisine has bir güzelliği var.Doğadan çıkan her şey benim için güzeldir.Aklınıza ne geliyorsa, bütün taşlar…
 
                          Esin kaynaklarınız nelerdir?
  Beni güzel huylu insanlar, takıyı yakıştıracak olan insanlar etkiler.Yakışacak insana en güzel takıyı, onun beğendiği ve ona yakışacak şekilde yapmayı isterim.Beni etkileyen tabiattaki ve dünyadaki güzel varlıkların hepsi diyebilirim.
                                Ürünlerinizi neye göre ayırırsınız?
      Benim için pahalı bir mücevher yok, güzel mücevher vardır.Müşteri tarafından beğenilen benim için de en değerlisidir.İster basit olsun, ister çok taşlı olsun.Çok taşlı olur, beğenilmez, bu benim için geçerli değildir.Bir de fonksiyonunun çok olması lazım.Çok yönlü olan bir takının çeşitli şekillerde kullanılmasını isterim.Mesela bir kolyeyi, bazı parçaları sökerek broş olarak kullanmak, ortasındaki parçayı gerektiğinde yüzük olarak kullanmak, alternatifler yaratmak çok beğendiğim bir çalışma tekniğidir.Benim için tasarımın özelliği farklılık yaratmaktır.

            Tasarımlarınız zaman içinde bir değişim gösteriyor mu?
  Tabii ki…Hayata bakışta, tezgahtan kalkıp biraz etrafı görmek gerektiğini anladım.Dünyaya Türkiye’yi anlatmayı, bu güzellikleri dünyayla paylaşmayı isterdim.Geç mi kaldım diyeceğim ama geç kalmış da sayılmayız.Bu görüş hep vardı ama kendi adıma konuşmak gerekirse uygulayamıyoruz.Mesela, çok büyük markalar Türkiye’ye gelip çeşitli yerler kurdukları zaman buradaki esnafın ve sanatkarın durumunu düşünün.Büyük firmalara, güçlü rakiplere karşı güçsüz kalıyorsunuz.Yaptığınız parçayı düşünürken bir yandan da geçimi, atölyedeki diğer insanları düşünmek zorundasınız.Bunlar sizin kafanızda soru işareti olduğu zaman üretim gücünüz azalıyor ve verimli olamıyorsunuz.Sıkıntı içerisinde olan bir insanın üretim yapması çok yorucu bir iş.Yine de ayakta durduğumuz için şükrediyoruz.

            Mücevher dünyasındaki trendleri takip ediyor musunuz?
  Evet dergilerden takip ederim.Giyim modasını da takip ederek, hangi giysiye nasıl bir mücevher yapılabilir diye düşünürüm.Çünkü mücevher insanların giyim ve görünüşüyle ilgilidir.

          Mücevher dışında başka tür tasarımlarınız da var mı?
Küçük heykeller yapmayı, küçük yaştan beri resim çizmeyi çok severim.Kolay kolay boş zamanım olmaz.Boş zamanlarımda da taslaklar yapar, o taslakları çalışarak, çeşitli parçaları birleştirerek kendi tasarımlarımı yaparım.Dükkanımın dekorasyonu da bana ait.Bunları hobi olarak yapıyorum, bu hobiler de beni dinlendiriyor.

Yani bir işi yaparken sıkıldığımda onu bırakıp başka bir işte uğraşırım.O da güzel sanatların başka bir dalı olur.Bu da bana çok güzel bir mutluluk verir.

                              Ödüllerinizden bahseder misiniz?
  1995 yılında, bir anne ve kız gelerek benden yüzük istediler.Kızın ismi Meltem’di. “Yüzüğe senin ismini koyacağım” dedim.Yüzüğe Saray Meltemi ismini koydum ve Meltem’den rica ettim, “Sana yaptığım bu yüzüğü Dünya Altın Konseyi Yarışması’na sokabilir miyim?” dedim. “Çok mutlu olurum Surmak Abi” dedi.Yüzük 1995 yılı Dünya Altın Konseyi Başarı Ödülü’nü kazandı.Ondan sonraki yıllarda da bazı parçalarla girdim.Onlardan da derecelerim vardır.Onlar da bana ayrı bir mutluluk veriyor.
 
                          Tasarım işine nasıl başladınız?
  Ben okusaydım ya iç mimar ya da mühendis olurdum ama muhakkak güzel sanatlarla ilgili bir meslek seçerdim.Çünkü elim yatkındı.Talebelik yıllarında resme olan ilgim beni güzel sanatlara itti.Ailem tarafından da, ilkokulda bir usta yanına verildim.Ustamız bize sadece bir iş verirdi.Biz de ustamız onu beğensin diye elimizden gelen her şeyi yapardık.Usta, usta değil artık bizim için bir aile reisi gibiydi, bir yol göstericiydi.Bize imkanlar sağladı, biz de o imkanlara kendi kişiliğimizi katarak ustamızın disipliniyle çalıştık.Antranik usta derlerdi, rahmetli oldu; çok iyi bir sanatkardı.Kaynak yapmayı ilk ondan öğrendim.Onun öğretmiş olduğu bazı şeylerle cesaret geldi ve başka bir ustanın yanına gittim.Levon ustanın sayesinde de imkanlar tanındı.Daha çok kendimi yetiştirdim diyebilirim ama onun vermiş olduğu imkan ve güven çok başkaydı.Şimdi o şekilde ustalar yok…

                        Usta deyince aklınıza ne geliyor?

  Usta denilen kişi tecrübeli bir insan anlamına gelir benim için.Bilgisi, dürüstlüğü, düzgünlüğü ve temizliğiyle örnek davranışlarıyla, hayat tarzıyla yol gösterir.Usta size bu imkanı verir, bunu sunar ama siz bunu daha ileriye götürecek olan kişisiniz.Sizin hevesiniz, merakınız yoksa usta istediği kadar iyi olsun fark etmez.Onu canlandırıp daha güzel şeyler üretmek, farklılaştırmak sizin yapınız, becerinizle ilgilidir.Her şey ustayla bitmiyor.

                  Ustanızdan öğrendiğiniz en değerli şey neydi?
Güven.Ustam bana çok güvenirdi.Daha 16 yaşımdayken bana kasa anahtarını bırakırdı.Yalnız ustam değil, yandaki komşu dükkanlar bile anahtarlarını bize bırakırdı.O zamanlar her şey güvene dayalıydı.Bizim sektör güven ve itimada dayalıdır.Zaten cambazlık yaparak bu işi hayatta yapamazsınız, müşteriyle diyalogunuz söz konusu olamaz.Müşterinin size emanet ettiği mala hıyanet ettiğiniz zaman, zaten kendi kişiliğiniz sönük demektir.Biz o yüzden güvene dayalı çalışırız, bu bizim en büyük sermayemizdir.Bu güven sarsıldığı zaman geriye kalan her şey bitmiş demektir.Ayar o güvenin içerisindedir;kişilik, disiplin, düzen, verilen sözler, hepsi buna dahildir.Sözünüzde durduğunuz zaman kendi adınıza başarıyı yakalıyorsunuz.

                  Siz de çıraklarınıza güveniyorsunuz o zaman…
Çıraklarıma hiçbir zaman “Şöyle yapın, böyle yapın” demedim.Zaten sizin yaptıklarınızdan onlar örnek alacak, görünen köyün kılavuz istememesi gibi…Çocuklar her zaman örnek alırlar; iyi yönleri de, kötü yönlerini de…

              Sizin usta olarak yetiştirdiğiniz tasarımcılar var mı?
Var.Aşağı yukarı 7-8 elemanım var ki hepsi de birbirinden değerlidir.Sebu Susmak, Vahan Turaç, Herman, Fabien, Arto, Sevan, Arda ve daha birçok isim var.Bu dediğim çocukların hepsi birbirinden güzeldir.
 
Haberin Okunma Sayısı : 119
Bu Haberi; Kaydet   Yazdır   Yolla  
       Rastgele 10 Haber
  • Arçelik'ten nostaljik buzdolabı
  • Venedik aynaları geri döndü...
  • ılk yerli çamaşır kurutma makinası
  • Orka Group ev tekstiline giriyor
  • Oriental Coat duvar kaplamaları
  • Sıcak ve konforlu mekanlar
  • ıhtiyaca göre oda
  • Pleksi'den özel tasarımlar
  • şeffaf bir koleksiyon
  • Mutfağınızdaki usta
  • Sitemizde kayıtlı 2179 adet haber, 123 adet kategori bulunmaktadır.
    Başa Dön Başa Dön



    Reklam alanı
    | Aşk | Evlilik | Dekorasyon | Mobilya | Züccaciye | Beyaz Eşya | Sağlık ve Güzellik | Düğün Pastası | Gelinlik | Damatlık|
    | Düğün Mekanları | Davetiye | Organizasyon | Balayı | Çiçek | Çeyiz | Ev Eşyası | Kuaför | Müzik|
    | Nikah Şekeri | Düğün Hazırlıkları | Evlilik Teklifi | Mücevherat | Alyans | Dans | Önemli Bilgiler | Dini Konular |