Kullanıcı Adı 
Parola
Üye Ol Şifremi Unuttum
      FOTOĞRAF GALERİSİ
      Aşk (62)
      Evlilik (121)
      Dekorasyon (692)
      Mobilya (411)
      Züccaciye (233)
      Beyaz Eşya (176)
      Sağlık ve Güzellik (64)
      Düğün Pastası (1)
      Gelinlik (36)
      Damatlık (8)
      Düğün Mekanları (13)
      Davetiye (10)
      Organizasyon (16)
      Balayı (11)
      Çiçek (6)
      Çeyiz (16)
      Ev Eşyası (7)
      Kuaför (8)
      Müzik (4)
      Nikah Şekeri (5)
      Düğün Hazırlıkları (65)
      Evlilik Teklifi (8)
      Mücevherat (18)
      Alyans (14)
      Dans (2)
      Önemli Bilgiler (180)
      Dini Konular (30)

 
Düğün Hazırlıkları
Sizde Reklam Verin
Sizde Reklam Verin


Kurt Granit & Çimstone
Kurt Granit & Çimstone


Sadece 50 YTL
Sadece 50 YTL


Damat Tween
Damat Tween


Nüans Moda Evi
Nüans Moda Evi

Bu Alana Reklam
Verin!


 


Calcul ton pagerank google avec pagerank gratuit Düğünüm
TOPlist
Zirve100
       Mücevherat > 09-02-2008 Mücevhere dönüşen masallar
yazıyı 12 punto yap yazıyı 14 punto yap yazıyı 16 punto yap yazıyı 18 punto yap
    
Tasarımcı-heykeltıraş Nevin Esenrodoplu, masalların gerçeküstü dünyasının ve insanların içinde gizlenmiş masal kahramanı olma tutkusunu takılara yansıtıyor ve ruhu olan mücevherler yaratıyor.
    Roberto Bravo’nun takı tasarım sorumlusu Nevin Esenrodoplu, 1998 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü ikinci sınıf öğrencesiyken firmaya stajer olarak girmişti.Mücevher tasarımıyla ilk kez orada tanıştı.Bir yandan mücevher tasarlıyordu ama gönlünde yatan asıl aslan heykeltıraşlıktı.Öyle ki, 2000 yılında Milliyet gazetesinin Alanya’da açık alanda heykel yapan öğrencilere ilişkin bir haberinde mezun olduktan sonra yalnızca heykel yapmak istediğini söylüyordu.O sırada Teodora heykeli yapıyordu ve dördüncü sınıftaydı.Heykel bölümünü o yıl birincilikle bitirdi.Ama aynı yıl takı tasarımcısı olarak Gold Trends Türkiye Altın Final ödülünü kazanmış ve tasarımları İtalya’daki Gold Virtuosi Yarışması’nda sergilenmişti.Heykel yapmayı da sürdürdü, 2002, 2003, 2005 yıllarında; Kaş Sanat Galerisi, Barış Manço Kültür Merkezi ve Sanat Akmerkez’de karma heykel sergilerine katıldı ama o artık bir mücevher tasarımcısıydı.Hayatındaki bu değişim ve gelişimi bugün, “Mücevher benim tasarlamadığım bir biçimde hayatıma girdi.Heykelin bir uzantısı olarak sızdı ve şu anda bütün hayatımı kapladı” diye anlatıyor.

              Heykel mücevhere nasıl dönüşür?
Nevin Esenrodoplu heykelin, özellikle de sanatçıların mücevherle köklü ve tarihsel bir bağı olduğunu düşünüyor.Rönesans döneminde seçkin sanatçılara mücevher ısmarlanmaya başlamasıyla takı geleneksel formunun dışına çıkıp kendisine farklı bir rota çizmiş. kendisine farklı bir rota çizmiş.Takı genelden özele doğru bir değişim geçiriyor ve sanatçı takıyı geleneksel üslubun dışına çıkarıyor.Sanatçı takıyla ilişkisini kendi yaşamından örnekleyerek anlatıyor: “Sanat takıya bir anlamda ruh takıyor.Tasarımlarımda ruh önce geliyor.Söylemek istediğim bir sözüm vardır.Sonra bu söz biçime dönüşür.Biçimlerimi oluştururken yine heykelin form anlayışını kullanırım.


 Mücevher tasarımla sanat arasındaki ince çizgide konumladığını düşünüyorum.Ruhani tarafını sanattan, ergonomisini ise tasarımdan alır”… Ve tam bu noktada, “Mücevher tasarımı bir sanat mıdır, zanaat mıdır” sorusu akla takılıyor.Tasarımcı, sanat-zanaat ayrımını, ürünün kişi üzerinde yarattığı etkiden yola çıkarak açıklıyor:
”Mücevherin tek bir biçimi yoktur.Bu tamamen bir mücevhere bakarken size yaydığı enerjiyle ilgilidir.Üründe sadece malzeme ve işçilik görünüyorsa o zanaattır.Hem malzeme hem de fikir görünüyorsa o ürüne baktığımızda bizimle konuşuyorsa, iletişime geçiyorsa, ürün yapıldığı malzemesini unutturuyorsa yani ruh dediğimiz şey maddenin üstüne çıkmışsa, mücevher artık sanat olmuştur”…

                                            Altın değerinde masallar
Nevin Esenrodoplu mücevher tasarlarken masallar, mitler ve kutsal olaylardan çok etkileniyor.Masallardaki gerçeküstü atmosfer onun en önemli esin kaynaklarından biri.Bu etkiyi Roberto Bravo için hazırladığı Feya koleksiyonunda da alabildiğine yansıtmış: “Feya koleksiyonu insanın bilinçaltındaki çocukluk dönemini ele alıyor.Bir anlamda çocukluktaki mutlu saf günlere göndermede bulunuyor.Çocukken, dinlediğiniz masallardaki kahramanlar gibi olmak isteriz.Sonsuz yaşam, dileklerin gerçekleştiği olaylar, alternatif, var olmayan mekanlar; kısacası hayal gücünün sınırlarındaki bir yaşam biçimi.Günümüzde bazen insanlar böyle sihirli değneklere ihtiyaç duyuyor.Ben de bu masalların toplamından kendi takı masallarımı yazıyorum”…Ama masalların, mitlerin körüklediği hayal gücünü kontrol altında tutmayı da elden bırakmıyor: “Genelde hayallerimi aşamalı tutmaya çalışırım.Hayallerim adım adım gerçekleştirilerek uygulanması gerektiğine inanıyorum.Her somutlaşan hayalin evrimsel bir güç yarattığını düşünüyorum.Bugünlerde her milimetresini kendimin tasarladığı bir masal evi düşünüyorum.Bence herkes kendi masalında yaşamalı”.Sanatçı, masal takılarında özellikle altın, sıcak mine ve ajur tekniklerini kullanıyor.Ancak, her şey masaldan ibaret değil tabii.Ekolojik bozulma başta olmak üzere, sosyolojik ve siyasal olaylar da etkiliyor tasarımcıyı.Bazen fikirleri, özlemleri bazen de kaygıları yansıyor takılarına: “Tasarımlarımda bilinçaltı bellek kavramlarını irdeliyorum.Bilinçaltı benim rotam diyebilirim.
Bazen kişisel bilinçaltında çocukluk dönemini kullanıyorum, bazen toplumsal bilinçaltına göndermelerde bulunmayı seviyorum.”

                                                      Anlayanlar taksın!
Nevin Esenrodoplu kişiye özel takı tasarlamaktan hoşlanmıyor.Mesajını alan, değerini algıyanların takmasını istiyor: “Mücevher benim için kitap gibidir, mesaj yüklüdür, şifreleri vardır.Özel insanlara, bu dünyayı farklı algılayanlara yöneliktir.Çözen, anlayan, iletişime geçen insanların takmasından hoşlanırım.Biri için tasarım yapılmasından yana değilim.Tasarım tasarımcısını ifade etmeli.Bu ifade anlayışı alıcıyı bir yerden yakalıyorsa o kişi o ürüne sahip olur.”
Kimi tasarımcıların aksine o yarattığı takıları kıskanmıyor: “Mücevher bana göre bir dağıtıcı işlevi görüyor.Bu nedenle ne kadar çok satılırsa kendine yüklenen anlamı aktarırsa o ölçüde amacına ulaşmış olur”.Ancak sıra kendisinin hangi tür takıları takmaktan hoşlandığına gelince aniden ketum bir havaya bürünüyor: “Takı önemli bir iletişim aracıdır.Bedenin logosu gibidir.Sosyal konumunuzu, politik düşüncenizi,inançlarınızı her şeyi ele verir.Ben bu kadar paylaşımcı değilim”…
Esenrodoplu, tasarımcılığın yanı sıra, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Değirmendere Meslek Yüksek Okulu Takı Teknolojisi Bölümü öğrencilerine takı tasarımı ve uygulama teknikleri dersi veriyor.
 
Haberin Okunma Sayısı : 227
Bu Haberi; Kaydet   Yazdır   Yolla  
       Rastgele 10 Haber
  • Buyurun mevsim testine
  • Beton görünümlü duvar kaplamaları
  • Farklı zevklere özel seçenekler
  • En akıllı fırın Samsung'da
  • ıstediğin gibi döşe
  • Mutfak Dekorasyonu çok önemlidir.
  • Renkli ve desenli duvar kağıtları
  • Gerdek Gecesi
  • Hem dayanıklı hem şık
  • Oturma odanızı baştan yaratın...
  • Sitemizde kayıtlı 2218 adet haber, 123 adet kategori bulunmaktadır.
    Başa Dön Başa Dön



    Reklam alanı
    | Aşk | Evlilik | Dekorasyon | Mobilya | Züccaciye | Beyaz Eşya | Sağlık ve Güzellik | Düğün Pastası | Gelinlik | Damatlık|
    | Düğün Mekanları | Davetiye | Organizasyon | Balayı | Çiçek | Çeyiz | Ev Eşyası | Kuaför | Müzik|
    | Nikah Şekeri | Düğün Hazırlıkları | Evlilik Teklifi | Mücevherat | Alyans | Dans | Önemli Bilgiler | Dini Konular |