Mobilya tasarımcısı Kadir Peker, ilginç, bir o kadar da foksiyonel bir tasarıma
imza attı. ‘Lale’ adlı oturma grubu tasarımı, tıpkı bir lale gibi açılıyor, istenildiğinde
ise kapatılabiliyor.
Genç yetenekleri ortaya çıkarmak, onlara fırsat tanımak amacıyla düzenlenen
yarışmalar çoğu zaman bu amacına ulaşıyor. Aslında hiç akıllarında yokken birdenbire
yarışmalarla adını duyuran gençler, ileride önemli ve güzel işlere imza atıyorlar.
Mobilya Sanayicileri Derneği-MOSDER tarafından yapılan mobilya tasarımı yarışmasında
iki dalda birincilik kazanan Kadir Peker de bu yeteneklerden biri.
Peker’in, özellikle Türk kültürüne ait formları kullanarak tasarladığı ‘Lale’
adlı oturma grubu tasarımı, ödül aldığı günden bu yana yurtiçinden ve yurtdışından
büyük ilgi gördü ve bu ilgi giderek artıyor. Lale, ince zarif görünümü ve kırmızı-beyaz
rengiyle göz dolduran bir tasarım. Ayrıca çok fonksiyonel. Tıpkı bir lale gibi
açılıyor, istenildiğinde ise kapatılabiliyor. Daha çok kafe ve restoranlar için
düşünülmüş. Ama Peker, istenirse ev ortamına da kullanılabileceğini belirtiyor.
Türkiye’nin en iyi iç mimarı olmayı hedefleyen Peker, “Tasarımım Azerbaycan’da
bir kafe tarafından çok beğenildi. şu anda da mekana uygulanabilirliği üzerinde
çalışıyoruz. Lale’nin bir tanesinin tasarımının maliyeti 6 bin dolar tutuyor.”
diyor. Yalova ve ıstanbul arasında bir yaşam süren Peker, Yalova’da bir kafenin
iç tasarımını, mesleğinin henüz başında olmasına rağmen yapmış bile. Peker, tasarımın
kültür ile doğru orantılı olduğuna inanıyor. Bu nedenle yaşadığı toprakların kültürünü
tanımak için gezmeyi, keşfetmeyi çok seviyor. Bu yoğunluktan başka bir yarışmaya
başvurmaya vakit bulamamış.
Kadir Peker henüz 25 yaşında, Mimar Sinan Üniversitesi ıç Mimarlık bölümünden
yeni mezun olan genç bir yetenek. Tasarım konusunda aldığı eğitime ve kendisine
çok güveniyor. Eren Talu, Emir Uras, Mahmut Anlar gibi tasarımcıların işlerini
beğeniyor.
“Eğitim aldığım Mimar Sinan Üniversitesi, güzel sanatların tüm dalında olduğu
gibi mimarlık ve tasarım anlamında da Türkiye’nin en eski ve köklü kuruluşu. Çok
değerli hocalardan eğitim aldım. Dolayısıyla mimarlık ve tasarım anlamında da
önemli bir altyapıya sahip olduğumu düşünüyorum. Tabii ki yurtdışında da neler
yapıldığını sürekli takip etmeli, gezmeli, görmeli. Bir tasarımcı her an ‘tasarım
hangi çizgide ilerliyor, nereye gidiyor?’un cevabını verebilmeli.” şeklinde konuşuyor.
Gösterişli tasarımının aksine, mütevazı bir kişiliğe sahip olan Peker, mobilya
tasarımını çok seviyor; ama mesleği olan iç mimarlığı daha ön planda tutuyor.
Kadir, “Tabii ki, mobilya mekanın en önemli elemanı.
Bütünlüklü bir mekan, kendi kimliğine uygun mobilyalarıyla yaşar. Dolayısıyla
mobilya tasarımı benim için önemli bir iş.” diyor.