Yemesi zor, sıkması kolay vitamin küplerini meyve suyuna dönüştüren kollu presler,
yıllardır hayatımızı kolaylaştırıyor. Piyasanın en eskisi Maskot, bu klasik ürünü
günümüze taşıyor.
Portakal, greyfurt, mandalina gibi narenciye ürünlerinin suyunu sıkmak için
kullandığımız pres görünümlü, ağır sıkacakları kullanmayan yoktur. Tek elle kaldırmakta
zorlandığımız, bu sayede mutfak tezgahına yapışmış gibi duran sıkacaklardan hangimiz
meyve suyu içmemişizdir ki.
Evlerde yaygın bir biçimde kullanıldığı kadar, büfelerde, kafeteryalarda
da sıkça karşımıza çıkar bu ağır ama kullanışlı aletler.
ışleyişleri basittir aslında. Meyve ikiye bölünür ve sıkacak kısmına yerleştirilir.
Kollu pres çevrilerek üstteki bölümün hareket etmesi, kestiğimiz meyveyi sıkıştırması
sağlanır. Fazla baskıya gelemeyen portakal ya da greyfurt, salar sularını.
Akan meyve suyu, süzgeçlerden geçerek, alttaki hazneyi doldurur. Birkaç
dakika bile sürmeyen bu eylem, en kolay, en sağlıklı ve en zahmetsiz portakal
sıkma yöntemi.
Uzun yıllardır hayatımızın demirbaşı haline gelen bu ürünler, son yıllarda
daha da çeşitlenip renkleniyor. Elektrikli muadillerinin havalı hallerine direnerek,
mütevazı bir şekilde varlıklarını sürdürüyorlar.
1957 yılında Mustafa Tîmurcioğlu tarafından kurulan ve 1980'den beri oğlu
Ahmet Timurcioğlu tarafından yönetilen Maskot firması, yıllardır narenciye sıkacağı
üretiyor. 1957'de düdüklü tencere ve narenciye sıkacağıyla işe başlayan Maskot'un,
bugün de ana ürünlerinin başında kollu narenciye sıkacaktan yer alıyor.
şirketin 22 ürün çeşidi, narenciye ve pişirme grupları üzerinde yoğunlaşıyor.
Uzun yıllardır düdüklü tencere üretiminden vazgeçen şirket, Türkiye genelinde,
marketlere, zincir marketlere ve perakende piyasasına dağıtım yapıyor.
Ahmet Timurcioğlu, babasının talepler doğrultusunda üretimine karar verip,
piyasadaki beklentileri karşılayacak değişiklik ve geliştirmeleri de yaparak üretmeye
başladığı narenciye sıkacaklarını, bugün de benzer şekilde geliştiriyor.
Türkiye'de, kendi alanında ilk TSE alan şirketin Maskot olduğunu söyleyen
Timurcioğlu, makine parkurlarını geliştirdiklerini, otomasyona yöneldiklerini,
kapasitelerini 10 katına çıkardıklarını anlatıyor.
Maskot'un entegre tesislerinde üretilen ürünlerde alüminyum, zamag, paslanmaz
çelik ve imalat çeliği kullanılıyor. Ürünler kaplama ya da boya maddeleriyle son
hallerine getiriliyor.
Timurcioğlu, 1980'lerdeki elektrikli küçük ev aletleri piyasasındaki patlama
sırasında narenciye sıkacaklarının bir süre için gözden düştüğünü ancak zamanla
halkın yeniden kollu sıkacaklara döndüğünü anlatıyor.
Bunun başlıca nedeninin lezzet farkı ve aletleri temizlemenin zorluğu olduğunu
söylüyor. Gerçekten de kollu sıkacakların temizlenmesi oldukça kolay. Hazneleri
bir çalkalamak çoğunlukla yetiyor.
Ev tipleri 2.5, sanayi tipleri 7.5 kilo ağırlığında olan sıkacakların, 5
yıl boyunca üretici garantisi de bulunuyor.
Yurt dışına da satış yapan Maskot, Kazakistan, Bulgaristan ve Rusya'ya direkt
satışlar yapıyor, aracılar kanalıyla da pek çok farklı ülkeye açılıyor.
Kaynak: Focus Dergisi