Aşk ve sevgiyle başlayıp uzun süren ilişkiler de bir süre sonra yaşanılan duyguların
"alışkanlık mı?" yoksa "gerçek sevgi mi?" olduğu ayırt edilemez duruma gelir.
Aşkın ve sevginin tüketildiği, sadece alışkanlık haline gelmiş birliktelikler
tehlikelidir. Yıllara uzanan ilişkiler içinde ki insanlar, ilişkilerinin artı
ve eksilerini gözden geçirmeliler. Basit bir yöntem olmakla beraber sizde oluşan
bir çok soru işaretinin de cevabı olacaktır.
Yeni başlayan bir ilişki sırasında kalp atışları yükselir, sevdiğiniz kişiyle
buluşacağınız zaman heyecanınız dorukta olur ve onu her fırsatta görmek için can
atarsınız. Bu durum sizin aşık olduğunuzun belirtisidir. Aşık olmak sizi mutlu
kılar fakat, aşk ateşi kısa ömürlüdür. Aşk bitiminde yerini ya yanlızlığa ya da
sevgiye bırakır. Yanlızlığa bıraktığını anlamak çok zor değildir. Aşık olduğunuz
kişiyle anlaşamayacağınızı, onu sevemeyeceğinizi anlar ve ayrılırsınız. Bu ayrılıkların
sonunda kişilerden biri, bazen iki tarafta hüsranla karşılaşır. Bu üzüntünün sebebini
birbirlerinin hayatlarından çıktıkları için sanırlar. Oysa ki onları üzen kalp
atışlarının normale dönmesi, heyecanın azalmasıdır. Kısa süren ilişkilerin hüznü
de kısa sürer. Üzüntüyü hissettirenin bir zamanlar aşık olduğunuz kişinin olmadığını,
duygularınızın normale dönmüş olduğundan kaynaklandığınız anlatsınız.
Aşk yerini sevgiye bırakırken duygular yine ilk günki gibi heyecan vermez. Ama
daha başka hislere sürükler. Mesela, yemek yapmak eğlenceli hale gelir, onun sevdiği
müziği sizde seversiniz, onunla olduğunuz her yerde mutlu olursunuz. Bu duyguları
yitirmeden uzun yıllar yaşayabilmek için zevkli bir uğraş verirsiniz. Aslında
yapılması gereken çok kolaydır. Sevginizi her fırsatta ona kanıtlamalısınız, gereksiz
inatlar yapmadan, saygı ve anlayışla yıllarca mutluluğu yakalayabilirsiniz. Sakın
unutmayın "fazla naz aşık usandırır". Aşkınız sevgiye dönüşmeyi başardı ve yıllarca
sürdürdünüz. Bir anda içinizde garip korkular uyandı. Ona o kadar alıştınız ki...
Soru işaretleri tek tek beliriyor. "Acaba ben hala gerçekten onu seviyor muyum?"
"Yoksa sadece bir alışkanlık mı?". Bu soruların cevabını bulmadan ilişkinizi sonlandırmaya
kalkışmamalısınız. Çünkü pişman olabilir ve geri dönüş bulamayabilirsiniz.
İlişkinizin artılarını ve eksilerini hesaplamalısınız. Bunu düşünerek yapabilirsiniz
ya da bir kalem, kağıt aracılığlada. Kendinize; onu neden sevdiğinizi? Eğer ondan
ayrılırsanız neler hissedeceğinizi? Evliliğinizi onunla gerçekleştiriseniz nasıl
olacağını? Hangi anla da onu özlediğinizi? Nerede yanlış ya da yanlışlar yapıldığı
gibi sorunlar sorun kendinize. Bu soruların aynısını onun adına da sorun ve cevaplayın.
Cevapları bir anda vermeyin, iyi düşünün sonuç hayatınızı tamamen değiştirebilir.
Çıkan artılar ve eksileri kendi içlerinde toplayın ve hangisinin daha çok olduğunu
görün. İnandığınız, güvendiğiniz ve tarafsız olacağını düşündüğünüz bir yakınınızla
bu sonucu tartışmanızda iyi olacaktır. Bunu onunla da mutlaka konuşmalısınzı.
Size önerimiz, hayatınız boyunca önemli kararlar alırken, ciddi anlamda iyice
düşünmeden sonuca varmayın. İlişkinizin artılarını ve eksilerini belirlerken mutlaka
sevdiğiniz kişiyle konuşun. Konuşmak çözümün yarısı olacaktır. Unutmayın sevginin
olduğu yerde üç yanlış bir doğruyu silmez.