Kimi tasarımlar gerçekten 'içten' gelir. Singapurlu tasarımcı Jason Ong'un tasarımları da bunlardan. Onun ilhamı, ne geçmişten ne gelecekten, ne kültürlerden ne de trendlerden geliyor. Kimi tasarımlar gerçekten 'içten' gelir. Singapurlu tasarımcı Jason Ong'un tasarımları da bunlardan. Onun ilhamı, ne geçmişten ne gelecekten, ne kültürlerden ne de trendlerden geliyor. O, hayallerinden ve hikayelerden ilham alıyor. üstelik hedef kitlesi de çocuklar değil, hayal kurması gereken yetişkinler. En dikkat çekici tasarimlarindan biri olan 'Chair for Daydreamers' mutluluğu yaklamak ve yansıtmak isteyenler için tasarlanmış. 'Hayalciler için sandalye' anlamına gelen ismi ve ölçeği kaçmış formu var. Hayalciler için tasarlanmış çünkü kalabalık yeryüzünden uzakta, bulutlara daha yakın, huzur ve sessizlik içinde hayal kurmak için birebir. Ong, bu sandalyenin tasarımında formun değil, yarattığı huzurlu havanın önemli olduğunu söylüyor. Formu bildik cankurtaran veya tenis hakemi sandalyelerine benzese de küçük detayları sandalyeyi sıradanlıktan uzaklaştırıyor. Basamaklarından ilkinin daha yuksek olmasi da, sandalyeye çıkmak için atılan ilk adımın 'bir rüyanın peşinden gitmenin ilk cesur ve büyük adımı' olarak açıklanıyor. Tasarımcısına göre daha pekçok detay hayal kurmakla bağlantılı. Mat ve soluk kırmızı renginin bile 'henuz gerceklesmemis ve tasarlanmamis bir hayal gibi cok işlenmemiş' olması amaçlanmış. Ong, tasarımının bir sandalyeden çok 'içinde bireylerin kolektif umutlarını barındıran, geleceğe dair optimistik bir görüş' olduğunu söylüyor. Jason Ong, sandalyesiyle 'gelecek için umut' temalı Nagoya Design Do yarışmasında birincilik almış.
Tasarımcının diğer tasarımları da benzeri 'hayalci ve fikir ağırlıklı projeler. Ong, tasarımlarından 'Not selfish in bed', yani 'yatakta bencil olmamak' adlı yatağını da şilte dispanseri olarak tanımlıyor. 'Prenses ve bezelye' hikayesinden ilham aldığı yatakta birçok şilte üstüste duruyor, ve ihtiyacı olan, en alttaki şilteyi çekerek alıyor.