Her kadın düğününde en güzel olmak ister. Yakışan ve güzel bir gelinlik kadar
makyaj ve saç da büyük rol oynar bunda. Her üçü için de profesyonellerinden yardım
alınıyor. Ancak kontrolü tamamen onların eline bırakmaktan çok kendi zevkinizi
ve tarzınızı ön plana çıkarmakta yarar var. Nıvea Beaute’nin dünyaca ünlü makyaj
ve renk danışmanı Mario de Luigi, gelin makyajında abartıya kaçılmaması uyarısı
yapıyor. İşte Luigi’nin gelin makyajı önerileri.
Düğün makyajında renk uyumu ve bütünlük çok önemli. Saçtan tırnağa her şey, aynı
uyum ve zarafet içerisinde olmalı.
Düğün makyajında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yüzün doğru yerlerini
vurgulayarak doğal ve çekici bir görünüm yaratmaktır. Düğün makyajında aşırıya
kaçmak doğalıktan uzaklaşmanın yanı sıra, fotoğrafların güzelliğine de gölge düşürür.
Makyajı gösteren yüzün berraklığıdır. Bu da ancak cilde pürüzsüz ve ışıltılı
görünüm veren bir fondötenle olabilir. Fondöten seçiminde dikkat edilmesi gereken
konu, boynun rengine uyan doğal tonların kullanılması. Böylece vücudun geri kalanıyla
uyumlu bir ten rengi elde edilebilir.
Işıltı veren, hafif formüllü bir pudrayla tenin pürüzsüzlüğü sabitlenebilir.
Canlı ve sağlıklı görünüm için ise allık kullanmak gerekir. Açık tenliler pembe
veya şeftali, koyu tenliler kızıl kahve tonlarını tercih edebilir.
ETKİLEYİCİ BAKIŞLAR İÇİN
Yüzde ilk dikkat edilen yer gözler. Doğru renkte makyaj ürünlerinin kullanımı
etkileyici bakışlar yaratır. Gözkapaklarına doğal renklerde toz ya da krem farlar
uygulanabilir.
Sarışınlar toprak tonlarında, esmerler pembe tonlarda far kullanabilir. Gözlerin
belirginliğini artıran göz kaleminin, farın rengiyle uyumlu olmasına dikkat etmek
gerekir.
Uzun, kıvrık ve hacimli kirpikler bakışlara anlam katar. Üç özelliği birden sağlayan
uygun bir maskarayla, bakışlar çok daha etkileyici hale gelebilir.
DUDAKLARA VURGU
Düğün makyajında gözleri ön plana çıkarıp dudakları sade ama çekici bir hale
sokmak, göz kamaştırıcı bir tarz yaratır. Yapışkanlık hissi vermeyen, kalıcılığı
yüksek, doğal tonlarda fırçalı rujlar tercih edilebilir.
Ruj rengi seçilirken, tenle ve makyajın geri kalanıyla uyuma dikkat edilmeli.
DETAYLAR ÖNEMLİ
Ve tabii ki eller unutulmamalı. Tırnaklar, makyajı tamamlayan bir diğer unsur.
Gelinliğe ve makyajın rengine uygun, pastel tonlarda oje sürülebilir. Üzerine
uygulanacak parlatıcı, tırnakları hoş bir şekilde vurgulayacaktır.
Yaza bronz ve altın tonlar yakışır
Makyaj mevsime göre değişir. Yaz aylarında bronzlaşmayı tercih ediyorsanız, makyaj
malzemelerinde de bronz ve altın tonlar yakışır. Güzellik sırlarını "Sır" adlı
kitapla paylaşan manken Tülin Şahin, "Süreceğiniz ürünü, elmacık kemiklerinize,
burun ve çene kemiklerine sürün. Çünkü sedefli ürünler, kemikte ışığı daha iyi
yansıtır. Böylece yüzünüzde hoş ışık oyunları yaratmış olursunuz" diyor. Yazın
günlük makyajda cildin pudro ve fondötenle kapatılmaması öneriliyor.
Makyajın felsefesi: Az ve öz
Aslında makyajın da bir felsefesi var. Makyajla yapılan en iyi özelliklerin şekillendirilmesi
ve vurgulanması. Yüzün düz bir yüzey olmadığını düşünecek olursak, gelişigüzel
boyamanın ne kadar yanlış olacağını bir kez daha anlayabiliriz.
Simple Beaute’nin kurucusu ve başkanı Robert Jones, modern makyajın basit ve
doğal olması gerektiğini söylüyor. Böylece insanlar makyajı değil, yüzünüzü keşfeder.
"Bence kozmetik ürünler Tanrı’nın size bahşettiği özellikleri zenginleştirmek
için kullanılmalı. Değiştirmek için değil. doğal makyaj, tam gün ortalıkta solgun
bir yüzle gezinmek anlamına da gelmez" diyor.
Basit ve doğal makyajla kastetilen, makyaj paletlerinin ten rengine uygun olması.
Hatta her mevsim ten rengenizdeki değişikliklere de uyması. Az ve öz yaklaşımı
makyajın kesin kuralı. Makyaj güzel olmalı. Güzel makyajda en büyük faktör de
seçilen renkler. Bu renklerin yüzün neresinde kullanılacağı. Kesinlikle ne kadar
çok kullandığınız değil.
Yüzü suyla yıkamak yeter mi?
Gün içerisinde cilt üzerine yerleşebilen kirlerin çoğunluğu suda çözünür değil.
Bu kirler cildin yüzeyinde salgılanan sebumun içerisinde birikir. Makyaj ürünleri
de suda erimeyen yağlı maddeler içerir. Hatta zamana ve hava değişimlerine karşı
daha fazla dayanmasını sağlanır. Kısacası sadece suyla yıkama yeterli değil. Suyla,
yağlı kirler, sebum fazlası ya da makyaj kalıntıları uzaklaştırılamıyor. Cildin
bütünlüğüne zarar vermeyen temizleyicilerden yararlanmak daha doğru bir seçim.
Yine yüzü yıkamak için kullanılan su kalker içerebilir. Kalker ciltte gerilmelere
neden olabilir.
Kaynak: hürriyet