MAKYAJ
Bir güzellik kesiti... Gelin makyajının en önemli özelliği, gelini adeta makyajsız
gibi gösterirken, aynı zamanda onu; zarif, masum ve sevimli gösterebilmesidir.
Bu nedenle, gelinin makyajı son derece doğal olmalıdır ve sadece gelinin güzelliğini
ortaya çıkartmaya yardımcı olmalıdır. Diğer bir özelliği ise, düğün boyunca bozulmadan
dayanabilmesidir.
Seçtiğiniz makyöz/makyörle düğün tarihinden en az 15 gün önce detayları konuşmalı
ve randevunun yanı sıra; cildinize uygun renkleri de belirlemelisiniz. Bunun yanısıra,
gelinliğinizin renk tonunu, saç modelinizi ve kullanacağınız aksesuarları da ayrıntıları
ile konuşun. Makyajda kullanılan rujun düğün sırasında mutlaka yanınızda bulunmasını
söylemeye gerek bile yok!
Makyajınızın pastel tonlarda seçilmesi, sizi daha genç ve doğal gösterecektir.
Cildinize uygun bir nemlendirici kullanıldığından emin olun. Güzel ve kalıcı
bir makyajın sırrı budur.
Makyajınız abartısız olmalı ve doğal görünmelidir.
Göz çevreinin önemi... Makyajınızın düğün boyu dayanabilmesi için çok dikkatli
yapılması, kalıcı ve

kaliteli ürünler kullanılması gereklidir. Renklerin karışmaması için, cildinizin
tümüyle nemlendirilmiş olması ve makyaj tamamlandıktan sonra da yapılan makyajın
üstüne transparan bir pudrayla geçilmesi gerekecektir.
Makyajınızda kullanılacak renklerin, gelinlik aksesuarlarına ve sizin ten renginize
uyması da dikkat edilmesi gereken bir konudur.
Dudakların cazibesi...Gelinliğinizin açık bir gelinlik olması durumunda, yüze
yaptığınız makyajı dekolteye de yayın. Yüzünüzdeki renkle dekoltenizdeki renk
farklı olmamalıdır.
Düğünden hemen önce fazla güneş ışığından sakınmakta yarar var. Kırmızılaşmış
bir yüz fotoğraflarda kötü çıkar.
Makyajın gelinliğe bulaşmasını önlemek için; gelinliğinizi giyerken makyajlı
bölgeleri bir kağıt havlu ile

kapatabilirsiniz.
CİLT BAKIMI
CİLT TEMİZLİĞİ
Önce temizlik...Yağlanma veya kepeklenme olmaması için, yüzünüzü temizlerken
alın çizgisi ve kaşlar da dahil olarak tüm yüzünüze temizleme malzemesi sürün.
Temizlik sırasında sürtünmeyi azaltmak amacıyla, yüzünüzü bir bez veya sünger
ile değil, ellerinizle yıkamaya çalışın. Yüzünüzü yıkadığınız suyun ılık olmasını
sağlarsanız, yağ ve kirler daha iyi eritilir.
Cilt temizliğinizden sonra mutlaka tonik uygulayın. Uygulamak için de sentetik
değil, doğal pamuk kullanın. Çünkü doğal pamuk cildi homojen şekilde silerek,
kiri daha etkin temizler.
Banyonuzu sıcak olarak yaparsanız, yüzünüzün aldığı buhar ile gözenekler açılır.
Böylece yüzünüz maske yapmanız için çok elverişli bir duruma gelir.
Yüzünüzü ölü hücrelerden temizlerken zorlamalardan kaçınmalısınız. Ölü hücreler
cilt yüzeyinde olduklarından hafif bir sürtme ile kolayca dökülür. Aksi taktirde
cildinizin tahriş olmasına sebep verebilirsiniz.
Tüm sabunlar alkali içermektedir ve alkali de cildin üst tabakasına zarar verir.
En güvenli sabun

olarak en basit olanı önerilmektedir. Parfümsüz, katkısız sabunlar seçin ve
özellikle durulamayı iyi yapın.
KURU VE HASSAS CİLTLERE
Banyoda... Banyo yaptıktan sonra cildinize nemlendirici uygulayın. Bu uygulamayı
hafif nemli kalmış olan cildinize yaparsanız, nemin cildinizin üst katmanlarına
kalmasını da sağlamış olursunuz.
Buhar makinesi kullanmak da ortamın nemlenmesini sağlar.
Cilt temizliğinden sonra kurulamayı havlu ile ve yüzünüze bastırmadan hafifçe
yapın, kendi kendine kurumaya bırakmayın.
Cildinizi ılık ya da serin suyla yıkarsanız cildiniz daha sağlıklı kalır. Aşırı
sıcak su ciltteki doğal yağın yok olmasına sebep olabilir.
Bakım ürünlerinizi sık sık değiştirmekten kaçının. Hassas bir cilde sahip iseniz,
parfümlü ve alkol bazlı ürünleri kullanmayın.
MAKYAJ
Bir güzellik kesiti... Gelin makyajının en önemli özelliği, gelini adeta makyajsız
gibi gösterirken, aynı zamanda onu; zarif, masum ve sevimli gösterebilmesidir.
Bu nedenle, gelinin makyajı son derece doğal olmalıdır ve sadece gelinin güzelliğini
ortaya çıkartmaya yardımcı olmalıdır. Diğer bir özelliği ise, düğün boyunca bozulmadan
dayanabilmesidir.
Seçtiğiniz makyöz/makyörle düğün tarihinden en az 15 gün önce detayları konuşmalı
ve randevunun yanı sıra; cildinize uygun renkleri de belirlemelisiniz. Bunun yanısıra,
gelinliğinizin renk tonunu, saç modelinizi ve kullanacağınız aksesuarları da ayrıntıları
ile konuşun. Makyajda kullanılan rujun düğün sırasında mutlaka yanınızda bulunmasını
söylemeye gerek bile yok!
Makyajınızın pastel tonlarda seçilmesi, sizi daha genç ve doğal gösterecektir.
Cildinize uygun bir nemlendirici kullanıldığından emin olun. Güzel ve kalıcı
bir makyajın sırrı budur.
Makyajınız abartısız olmalı ve doğal görünmelidir.
Göz çevreinin önemi... Makyajınızın düğün boyu dayanabilmesi için çok dikkatli
yapılması, kalıcı ve kaliteli ürünler kullanılması gereklidir. Renklerin karışmaması
için, cildinizin tümüyle nemlendirilmiş olması ve makyaj tamamlandıktan sonra
da yapılan makyajın üstüne transparan bir pudrayla geçilmesi gerekecektir.
Makyajınızda kullanılacak renklerin, gelinlik aksesuarlarına ve sizin ten renginize
uyması da dikkat edilmesi gereken bir konudur.
Dudakların cazibesi...Gelinliğinizin açık bir gelinlik olması durumunda, yüze
yaptığınız makyajı dekolteye de yayın. Yüzünüzdeki renkle dekoltenizdeki renk
farklı olmamalıdır.
Düğünden hemen önce fazla güneş ışığından sakınmakta yarar var. Kırmızılaşmış
bir yüz fotoğraflarda kötü çıkar.
Makyajın gelinliğe bulaşmasını önlemek için; gelinliğinizi giyerken makyajlı
bölgeleri bir kağıt havlu ile kapatabilirsiniz.
CİLT BAKIMI
CİLT TEMİZLİĞİ
Önce temizlik...Yağlanma veya kepeklenme olmaması için, yüzünüzü temizlerken
alın çizgisi ve kaşlar da dahil olarak tüm yüzünüze temizleme malzemesi sürün.
Temizlik sırasında sürtünmeyi azaltmak amacıyla, yüzünüzü bir bez veya sünger
ile değil, ellerinizle yıkamaya çalışın. Yüzünüzü yıkadığınız suyun ılık olmasını
sağlarsanız, yağ ve kirler daha iyi eritilir.
Cilt temizliğinizden sonra mutlaka tonik uygulayın. Uygulamak için de sentetik
değil, doğal pamuk kullanın. Çünkü doğal pamuk cildi homojen şekilde silerek,
kiri daha etkin temizler.
Banyonuzu sıcak olarak yaparsanız, yüzünüzün aldığı buhar ile gözenekler açılır.
Böylece yüzünüz maske yapmanız için çok elverişli bir duruma gelir.
Yüzünüzü ölü hücrelerden temizlerken zorlamalardan kaçınmalısınız. Ölü hücreler
cilt yüzeyinde olduklarından hafif bir sürtme ile kolayca dökülür. Aksi taktirde
cildinizin tahriş olmasına sebep verebilirsiniz.
Tüm sabunlar alkali içermektedir ve alkali de cildin üst tabakasına zarar verir.
En güvenli sabun olarak en basit olanı önerilmektedir. Parfümsüz, katkısız sabunlar
seçin ve özellikle durulamayı iyi yapın.
KURU VE HASSAS CİLTLERE
Banyoda... Banyo yaptıktan sonra cildinize nemlendirici uygulayın. Bu uygulamayı
hafif nemli kalmış olan cildinize yaparsanız, nemin cildinizin üst katmanlarına
kalmasını da sağlamış olursunuz.
Buhar makinesi kullanmak da ortamın nemlenmesini sağlar.
Cilt temizliğinden sonra kurulamayı havlu ile ve yüzünüze bastırmadan hafifçe
yapın, kendi kendine kurumaya bırakmayın.
Cildinizi ılık ya da serin suyla yıkarsanız cildiniz daha sağlıklı kalır. Aşırı
sıcak su ciltteki doğal yağın yok olmasına sebep olabilir.
Bakım ürünlerinizi sık sık değiştirmekten kaçının. Hassas bir cilde sahip iseniz,
parfümlü ve alkol bazlı ürünleri kullanmayın.
YARARLI BİLGİLER
İpuçları... Yüzünüz ve göz bölgeniz su tutuyorsa; sırt üstü uyumanız ve sert
bir yastığı dikce kullanmanız önerilir. Böyle yaptığınızda, sıvıların bütün bir
gece boyu yüz bölgenizde birikmesini engellersiniz.
Kalsiyum eksikliğiniz varsa, her gün 1 bardak süt içmeyi alışkanlık haline getirin.
A Vitamini kullanmadığınız gecelerde antioksidan içeren kremler kullanmanız önerilir.
Güneş ışığı ve açık havada bulunan serbest radikaller cildinize zarar vermektedirler.
Antioksidanlar ise, cilde zarar veren serbest radikaller ile savaşa yardım ederler.
İçine su katılmış olan toniği bir sprey şişesinde, buzdolabında saklayıp, bunu
yaz aylarında bir serinletici ve genel olarak bir cilt yenileyici olarak uygulabilirsiniz.
Güzel bir cilde sahip olmanın ipucu sağlıklı bir yaşam sürmektir. Cildinizin
güzelliği her şeyden önce sağlıklı bir ortamda bulunmanıza ve sağlıklı besinler
yemenize bağlıdır. Ömür boyu güzel bir cilde sahip olmak için bol su içmeniz,
spor yapmanız önerilmektedir.
VÜCUT BAKIMI
NEMLENDİRME
Vücudunuzu haftada 2 kez vücut arındırıcısı (pelling) ile ölü hücrelerden arındırın.
Uygulamayı, önce parmaklarınızla, daha sonrada kıl bir eldiven ile hafifçe bastırarak
ve küçük dairesel hareketlerle gerçekleştirin.
Kışın da nemlendirmeyi sürdürün. Cildinizin çatlamasına engel olmak için her
duştan sonra vücudunuzu nemlendirin.
ELLER VE AYAKLAR
Yumuşak ellere sahip olmak için, haftada 1 - 2 kez ellerinizi 5-10 dakika ılık
sütte bekletin. Sütün içinde bulunan laktik asit cildinizi nem ve ellerinize yumuşaklık
kazandırır.
Ellerinizin yaşlanmasını geciktirmek için, özellikle yaz aylarında güneşi bloke
eden bir krem kullanın. Böylece ileri yaşlarda oluşabilecek lekeleri azaltabilirsiniz.
Ayak deyip geçmemeli...Düzenli pedikür yaptıramıyorsanız, yürüyüşe çıkmadan önce
(spor çorap giydiğinizde) ayaklarınıza bol vazelin sürün. Yürüyüşün bitiminde
ayaklarınızın beslenmiş ve rahatlamış olacaktır.
Ayaklarınız çok kuruyorsa, bol krem sürün (vazelin tavsiye edilir). Daha sonra
da pamuklu çorap giyerek oluşan nemin içeride kalmasını sağlayın.
Ayak topuklarınızdaki sertliği gidermek için öneri: ılık su dolu bir leğen içinde
2 poşet yeşil çayı demleyin ve yarım litre ılık süt ekleyin. Ayaklarınızı 30 dakika
kadar leğende tuttuktan sonra ponza taşı ile ovun ve nemlendirici bir krem sürün.
Nasırlardan kurtulmak amacıyla ayaklarınızı birkaç dakika ılık suya sokup bekletin.
Eczanelerden reçetesiz olarak temin edebileceğiniz; % 20 Carmol ve % 12 Amlactin
karışımı olan bir krem veya losyonu masaj yaparak ayaklarınıza iyice yedirin.
Bu karışım tabanlardaki sert keratin tabakasını yumuşatacaktır.
BANYODA YAPILACAKLAR
Ilık bir duş mucizeler yaratır... Kuru bir cilde sahipseniz, banyo suyuna yemek
sodası ekleyerek cildinizi nemlendirebilirsiniz. Ayrıca 8-10 damla gül yağı eklemek
de nemlendirmeye yardımcı olabilir. Gül yağı cildi nemlendirmesinin yanısıra,
güzel kokar ve kılcal damarların oluşmamasına yardımcı olur.
Yağlı bir cilde sahipseniz, banyo suyunuza limon (veya portakal, greyfurt gibi
herhangi bir narenciye meyvesinin ya da birkaçının karışımının suyunu) ekleyin.
Sitrik asit bakterileri öldürür, fazla yağı kurutur.
Banyo suyunuza hindistancevizi yağı eklemek de güzel bir cilde kavuşmanız için
yardımcı olacaktır. Banyo suyunuzu doldururken suya 1-2 çay kaşığı yağı ekleyin.
Doğal bir arındırıcı elde etmek istiyorsanız, 1 küçük paket süt tozunu banyo
suyunuzda eritin. Sütteki laktik asit cildin ölü hücrelerinden arınmasını sağlayacak
ve cildinize pürüzsüzlük kazandıracaktır.
Uyuma zorluğu çekiyorsanız, banyo suyunuza 2 çay kaşığı kuru lavantayla karıştırılmış
1 çay kaşığı lavanta yağı ekleyin. Lavantanın rahatlatıcı aroması sizi uykunuza
hazırlayacaktır.
Stresli günlerinizde, 3 büyük fincan papatya çayını iyi ve koyu demlenmiş olarak
hazırlayıp banyo suyunuza ekleyin. Papatya rahatlatıcıdır ve stresinizi alıp götür.
Banyo yağları kullanırken, yağ ve su herzaman birbiriyle iyi karışmayabilir.
Bu işlemi kolaylaştırmak için karışımınıza biraz süt katılması işinizi kolaylaştıracaktır.
YARARLI BİLGİLER
Bir yerlerinizi sağa sola çarpıyorsunuz ve hep morarıyor mu? Bir yere çarpınca,
vurduğunuz bölgeye hemen 10-15 dakika buz koyun. 10 dakika bekleyip sonra tekrar
10-15 dakika buz koyun. Buz, deri altında oluşan kanamayı durdurur ve darbe alan
bölgenin morlaşmasına engel olur.
Spor çok önemlidir...Yanığınızın iz bırakmasını engellemek için yanmış olan bölgeye
derhal bir E vitamini kapsülü kırıp uygulayın. Ayrıca, yanığa Aloe Vera jeli sürerseniz
iyileşme hızını da artırırsınız.
Sağlık için koşmanın yararını hepimiz biliyoruz. Elbette koşmak kalori harcamak
için yararlı. Ancak geri geri koşmak daha da yararlı. Üstelik geri geri koşarken
%31 daha fazla kalori harcarsınız. Yürüyüşte de aynı şey geçerli: geri geri yürümekle
%78 daha fazla kalori harcarsınız.
Sabah uyandığınızda derin derin nefes almayı ve gerinerek vücudunuzu esnetmeyi
alıkanlık haline getirin. Böyle yaparsanız, pompalanan kan artacaktır. Böylece
daha hızlı uyanıp kendinizi daha diri hissedersiniz.
Sitemizdeki bilgiler tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz.