Türk kadınında cinsel ilişkiye girme korkusu depresyondan sonra en çok görülen
problemdir. Bu problem Avrupa ülkelerinde ve Amerika`da literatürden çıkmış durumdadır.
Yani bu şikayette nerdeyse yok olma derecesinde azalmıştır. Bizde çok görülmesinin
nedenleri vardır. Bu nedenleri sırasıyla açıklayacak olursak:
* Cinsel konularda bilgi eksiklikleri vardır.
* Cinsel konularda yanlış bilgiler vardır.
* Bizim gibi gelişmemiş toplumlarda cinsellik tabu olarak kabul edilmektedir.
* Cinsel konular günah veya yasak olarak algılanabilmektedir.
* Cinsellik bir zevk olarak algılanmaz, cinsel ilişki ancak bir çocuk yapmak
içindir diye bir inanış etkindir.
* Cinsellik hakkında bilgiler annelerden alınmaktadır. Evliliklerinde mutsuz
olan, evliliklerinde cinsel ilişkileri iyi olmayan, orgazm olamayan anneler kızlarına
cinselliği anlatırken olumsuz uyarılar yapabilmektedirler.
* Cinsel ilişkideki abdest alma çiftlere korkutucu ve cezalandırıcı şekilde
anlatılmaktadır.
* Genç, çocukluğundan itibaren cinsel sorunlarına cevap alamamaktadır. Bu
sorulara kızgın, sert, konuyu kapatıcı, engelleyici cevaplar alabilmektedir.
* Cinsellik korkutucu motiflerle anlatılmaktadır.
* Cinsel organ kötü, kirli, pis, yasaklayıcı, tehlikeli olarak anlatılmaktadır.
* Cinsellik hem konuşulmayan, hem bilinmeyen, hem de kötü algılandığında,
genç hanım ilişkiye girme korkusuyla karşı karşıya kalabilmektedir.
* Özellikle bizim gibi cinsellik konusunda bilgi eksikliği yaşayan toplumlarda
bir büyük sorun da, kızlık zarı sorunudur. Bu konuda da çok sayıda eksik, yanlış
bilgiler vardır.
* Bu konu kimse ile konuşulamaz, hatta bu konu geleneksel toplumlarda cinayetlere
sebep olur (namus cinayetleri).
* Cinsel ilişki ile ilgili erkek çocuğa bilgi verilir, anlatılır. Hatta uygulama
yaptırılır. Ama kız çocuğa, kulaktan dolma bilgiler verilir. Bu bilgiler bazen
yanlış, eksik olur. Bazen de yardımcı olmak şöyle dursun, genç kızı daha fazla
korkutabilir.
* Bu konu ile ilgili çoğunlukla ürkütücü bilgiler verilir.
* Bu konunun yemek yemek kadar gerekli ve normal bir ihtiyaç olduğundan bahsedilmez.
* Kişisel farklılıklar da sorunu ortaya çıkarabilir. Bay veya bayandan biri
fazla nazik, kibar, duygusal, hayal gücü geniş olabilir.
* Cinsellik anlatılırken sevgi ve duygu kısmı pek vurgulanmaz.
* Sadece cinsellik değil, ailelerde daha pek çok konu konuşulmaz.
* Çiftler arasında beklentiler fazladır, çiftler böyle bir zorlukla karşılaştıklarında
kimden yardım isteyeceklerini, kime gideceklerini bilemezler.
* Ailelerine işin başında sorunlarını açamazlar, sonun da açmak zorunda kalabilirler.
Açtıklarında ailenin paniği başlar. Aile kendisini sorumlu hisseder. Bazen de
kendisini suçlar, bu suçlulukla onlara yardımcı olacakları yerde, çocuklarının
iki ayağını bir pabuca sokarlar.
* Belli ki bu heyecanları istem dışıdır ama çocuklarının korkusu gittikçe
artar.