Yuvanızı kurdunuz. Mutlusunuz değil mi? Ama mutluluğunuzun ebedi olmamasından
korkuyorsunuz. Çünkü şimdi ki evliliklerin birçoğu başlar başlamaz bitiyor. Boşuna
korkuyorsunuz. Evlilikte mutlu olmak sizin elinizde.
Evliliğin ilk yılları bir hayli çetin geçer. Yeni bir dünyaya alışmak kolay değil.
zorlanabilirsiniz, ama bu canınızı sıkmasın. Her yeni evli çift aynı kaygıları
yaşar. Aile içi ilişkilerinizde mutluluğu biraz sabır, biraz tolerans ve biraz
da hayalleri kısmakla yaklayabilirsiniz. Nasıl mı? Şöyle ki, evlilikte aile bağları,
temelden sağlam atılmalıdır. Evlenmeye karar verdiğiniz an eşinizin ailesini kendi
aileniz kabul etmiş olursunuz. Bu ayrıntı bütün bir evliliğinize yansıyacak kadar
önemlidir. Unutmayın ki, aile içi anlaşmazlıkların en büyük sorunlarından biri
gelin kaynana kavgalarıdır. Ne büyük bir sorundur bu. Bunun nedeni olarak da uzmanlar
kaynanaların kocalarından görmedikleri sevgiyi oğullarından beklemeleri, kaynanam
bana yaptı bende hırsımı gelinden alırım diye düşünmeleri olduğunu açıklıyor.
Tabii sadece erkek anneleri değil evlilikleri bozan. Kız anneleri de evliliklerin
bozulmasında büyük etken olabiliyorlar. Gelinler annelerine evlilikte ki tüm ayrıntıları
anlatabiliyorlar. Aileler ne kadar evliliğin içindeyse evlilikteki sorunlarda
o kadar artıyor. Bu durumda, sizler ailelerinizi evliliğinizden uzak tutmalısınız.
Üçüncü kişilerin evliliğinizde söz hakkı olmadığını ailelerinize mümkün olduğunca
yumuşak bir dille anlatmalısınız.
Tabii aileler arası ilişkilerinde aslında ne kadar önemli olduğu unutulmamalı.
Dünürlerin birbirleriye olan anlaşmazlıkları da evliliğinize yansır. Bu durumu
da düzeltmek yine sizin elinizde. Ne kadar da çok görev düşüyor değil mi size.
Zaten bu yüzden sabır göstermenizi ve hayallerinizi kısmanızı söyledik. Evliliğiniz
hayallerinizdeki gibi gitmeyebilir. Hemen pes etmeyin.
Sadece kaynanalar değil bu kavgaların sorumlusu. Gelinler de aynı sorunlara neden
olabiliyor. Kocalarını annelerinden kıskanmaları, ailelerinde görmedikleri huzuru
burada da bulamayacaklarından korkmaları, eğer annelerine kaynanaları tatsızlıklar
yaşatmışsa kendi kaynanasının da aynısını kendisine yaşatacağından korkmaları�
bu tür olgularda evliliğin gidişatına gölge düşürebilir. Sizin yapmanız gereken
geçmişi evliliğinize yansıtmamanız.
Evliliklerde eşlerden kaynaklanan sorunlar da olabilir. Evliliklerde en büyük
sorunu eşler arasındaki duygusal beklentilerin karşılanmaması oluşturuyor. Evliliğin
ilk 4 yılı çok önemlidir. 4 yıl boyunca evliliğe alışmaya çalışırsınız. Doğal
olarak iki ayrı alışkanlığın bir çatı altına girmesi kolay olmuyor. 25-30 yıl
bekar yaşadıktan sonra hayatınızı biriyle paylaşmak kolay değil. Üstelik evlilik
eşlerin birbirlerini gerçekten tanımaya başladıkları zamandır. Nişanlılık ve flört
döneminde çiftler karşısındaki insanın beklentilerine göre şekil alır ve öyle
davranır. Bu da ilişkiyi doğal olmaktan çıkarır. Fakat evlilik bu yapaylığı ortadan
kaldırıyor ve her iki tarafta doğal olmaya başlıyor. Sonuç olarakta benim evlendiğim
kişi bu değildi gibi bir tatminkarsızlık ortaya çıkıyor. Siz ve eşiniz iki farklı
insansınız. Tek bir kalıp haline gelemezsiniz. Bunu unutmamalı ve gerektirdiği
gibi davranmalısınız.eşinizin sizinle her konuda aynı düşünmesini bekleyemezsiniz.
Eğer evliliğinizde yolunda gitmeyen bir şeyler varsa önce sorunlarınızı tek başınıza
halletmeye çalışmalısınız. Çözümleri en iyi siz bulabilirsiniz. Fakat evlilikteki
sorunlarınıza tek başınıza yetersiz kaldığınız takdirde bir evlilik danışmanına
başvurarak evliliğinizde ki sorunlara çözüm bulmaya çalışabilirsiniz. Aslında
her problemin bir çözümü olduğunu hatırlayarak, evliliğinizi hemen sonlandırmamalısınız.
Biraz çaba göstermelisiniz. Evliliklerin çoğu evlilikte gerçekten ciddi problemler
yaşandığı için değil, çiftlerin problemlere karşı direnç göstermemelerinden kaynaklanıyor.