Her evlilik yeni bir başlangıçtır. Ancak yaptığınız pembe başlangıcın bir kabusa
dönüşmemesi için, eşinizle bazı konuları önceden konuşmalısınız...
Onunla tıpatıp aynı olmanıza imkan yok. Yıllardır belli alışkanlıklarla yaşamış
bir insandan birden bire değişmesini, sizin istediğiniz gibi hareket etmesini
bekleyemezsiniz. Bu gerçeği evlenmeden önce kabul edin. Bu yüzden karşınızdaki
insanı iyice inceleyin ve ancak onun size uymayan huylarını kabul edip, bunlarla
yaşayabileceğinizi düşünüyorsanız “evet” deyin. Öte yandan, onunla tartışmanız
gereken diğer konular olacaktır:
Para: Evlendikten sonra artık ortak bir bütçeniz olacaktır. Ancak para harcama
alışkanlıklarınız birbirinizinkine uymayabilir. Bu yüzden dikkat etmeniz gereken
noktalar vardır. Eğer çalışmayacaksanız, eşiniz size günlük ev harcamalarının
dışında da para bırakmalıdır. Ayrıca çalışmamanız paranın kontrolünün eşinizde
olmasını gerektirmez. İlerki planlarınız için, örneğin ev almak, taksit ödemek
gibi, sizin de paranızın ne durumda olduğundan haberdar olmanız gerekir. Eğer
siz de çalışacaksanız, her ikiniz de kazandığınız parayı ortak bir hesaba yatırabilirsiniz.
Ancak kendiniz için para biriktirmek gibi bir niyetiniz varsa, her ikiniz için
özel bir hesap açtırıp, her ay buraya belli bir miktarda para yatırabilir ve kalanı,
ortak hesaba aktarabilirsiniz. Ortak hesaptan yapacağınız harcamalarıysa birbirinize
haber vermenizde fayda vardır.
İş bölümü: Bütün erkekler ev işlerinde annelerine ne kadar yardımcı olduklarını,
her zaman kendi işlerini üstlendiklerini söylerler. Ancak iş gerçeğe döküldüğünde,
durumun sandığınız gibi olmadığını görebilirsiniz. Bu konuyu önceden konuşmalı,
sizin ütü yapıp, yemek hazırlamak için değil bir yuva kurmak için onunla evlendiğinizin
altını çizmelisiniz. Şüphesiz çalışmayıp, ev kadını olmayı tercih ettiğiniz takdirde
ev işlerinin büyük sorumluluğu sizde olacaktır. Ama bu, müstakbel eşinizin size
kesinlikle yardım etmeyeceği anlamına gelmez.
Çocuklar: Bu da evlilikte önemli sorunlardan biridir. Henüz çocuk doğurmaya hazır
olmadığınızı düşünebilir, bu yüzden beklemek isteyebilirsiniz. Öte yandan eşiniz
sizinle hemfikir olmayabilir. Bu durumu da önceden çözmeniz gerekir. Çocuk yapacağınız
zamanı birlikte kararlaştırmalı, bu konuda size baskı yapmamasını önceden sağlamalısınız.
Aile: Aileler ve çevreler, ilişkinin yürüyüp yürümemesindeki en büyük etkendir.
Eğer taraflardan biri ailesine fazlasıyla bağlıysa diğeri bu durumdan rahatsız
olabilir. Örneğin eşinizin annesi sürekli gelip, sizin ortak yaşamınıza müdahele
ediyorsa, ikilemler yaşanacaktır. Bu yüzden evlenmeden önce bu konuya değinmeli,
ikinizin de hoşlanacağı bir yol bulmalısınız. Bunu önceden konuşmanız, ilerideki
pürüzleri de silecektir.
Çalışmak: Bu, ülkemizdeki kadınların en büyük sorunu. Birçok kadın, eşi izin
vermediği için istediği halde çalışamıyor. Bu yüzden bu konuyu da evlenmeden önce
netleştirmelisiniz. Eğer çalışamıyorsanız, evlendikten ve çocuklarınız doğduktan
sonra da iş hayatınızı sürdürebileceğinizi eşinize net bir biçimde anlatmalısınız.
Çalışma hayatınız yoksa bile, ona istediğiniz takdirde çalışabileceğinizi belirtmelisiniz.
Bu şartlar size önemsiz gibi gelebilir ama ileriki yaşantınızda nelerle karşılaşabileceğinizi
bilmediğinizi unutmayın.