20'li yaşlar deneyim kazandığınız ve olgunlaşmaya başladığınız zamanlardır. Ama
bundan sonraki yaşamınıza bekar olarak mı devam etmeli yoksa ciddi bir beraberlik
hatta evlilik mi yaşamalısınız sizde karar veremiyorsanız bu yazımızı mutlaka
okuyun.
Bekar kalmak mı? Evlenmek mi?
Birlikteliğin mi, yoksa yalnız kalmanın mı daha iyi olacağına karar vermeye çalışırız.
Beraber olmak mı, bağımsız yaşamak mı? Kendini teslim etmek mi yoksa özgür olmak
mı? Yaşadığınız olumsuz tecrübeler, hayal kırıklıkları hatta mutsuz bir aile ortamında
büyümek bu ikilemi yaşamanıza neden olur. Oysa birçok insan bunun kararını rahatlıkla
verebilirken siz hâlâ birçok endişeyi içinizde barındırırsınız. Evlilik değil,
ciddi bir beraberlik bile sizi tedirgin etmeye yeterli olur. Bağlılık ve özgürlük
noktasında bu hassas dengeyi kurmaya çalışırsınız. Ne zaman o dengeyi aşarsınız,
işte o zaman hayatınızda eksik olan şeylere ihtiyaç duymaya başlarsınız. Uzun
soluklu bir ilişkiniz olduğunuzda, ait olma duygusu hoşunuza gidebilir. Fakat
bazı noktalarda bu bağlılık kısıtlayıcı olmaya, sizi sıkmaya başlayabilir ve kendi
hayatınız üzerinde daha fazla söz sahibi olma ihtiyacı duyabilirsiniz. Eğer bekarsanız
ve özgürseniz, içinde bulunduğunuz bağımsız olma duygusu sizin hoşunuza gidebilir
fakat sonrasında bu duygu yerini yalnız hissetmenize ve biri ile beraber olma
isteğinize bırakabilir. Yeni bir ilişkiye başladığınızda da bağımlı olduğunuzu
ve kısıtlandığınız duygusuna yeniden kapılıp yeni bir kısır döngünün içinde kendinizi
hissedebilirsiniz.
Kararsızlık Yaşıyorsanız
Eğer hâlâ içinde bulunduğunuz durumdan emin değilseniz, ikilemlerin içine düşmeniz
çok normal. Bir birliktelik yaşamadan önce ayrılığı düşünüyor ya da bir evlilik
yaşamadan önce boşanmayı düşünüyorsanız bu aslında sizin korkularınızın da bir
göstergesidir. Oysa özgürlük ve bağlılığı bir arada yaşayabilirsiniz. Temelinde
saygı, adalet, dürüstlük ve güven olan bir ilişki yaşadığınızda da hem özgürlüğü
tadabilir hem de aitlik duygunuzu tatmin edebilirsiniz. Birlikteliği ya da evliliği
kısıtlayıcı bir durum gibi görmemek ve bakış açınızı genişletmeniz gerekir. Bu
noktada empati kurmak, isteklerinizi birbirinize açıkça söylemek ve zaman zaman
birbirinizi yalnız bırakmak bir ilişkide yapmanız gereken en önemli şeydir. İşte
her iki durumda da yaşayacağınız avantajlar ve dezavantajlar listesi:
BEKAR OLMAK
Avantajları
* Kendinizi keşfetmek ve geliştirmek, yani kendiniz olmak için yeterli özgürlüğe
sahipsinizdir. Fedakarlık yapmak zorunda kalmazsınız. İstediğinizi yapabilirsiniz.
Örneğin: Dans dersleri alabilir, İspanyolca öğrenebilir, evinizde kedi ya da köpek
besleyebilirsiniz. Ayrıca geride bırakacağınız hiçbir şeyinizde yoktur. İstediğinizde
yeni bir ev, yeni bir iş ve farklı bir şehirde yaşamayı bile düşünebilirsiniz.
* Başka birinde mutluluğu aramak yerine kendinizde mutluluğu elde etmeyi öğrenirsiniz.
* Eksiksiz, çok yönlü ve özgürsünüzdür. Gelecekte yaşayacağınız ilişkilerinizde
daha mükemmel vasıflarla girme şansına sahip olabilirsiniz. Her anlamda tam bir
donanıma sahip olmak, tek başına rahat bir yaşam sürebilmek ve ayaklarınızın üzerinde
dimdik durmak ilerde yaşayacağınız ilişkilerinizi olumlu yönde etkileyecektir.
* Mali konularda daha fazla söz hakkına sahipsinizdir. Nereden alışveriş yaptığınız
ya da yüksek bir fiyata aldığınız ayakkabı için hesap vermek zorunda değilsinizdir.
* Her erkekte olan horlama, yorganı çekme, geğirmek ve tıraş takımlarını lavaboda
bırakmak gibi sinir bozucu durumlarla karşı karşıya kalmazsınız.
* Kız arkadaşlarınızla, ailenizle ve gönül işlerinizle daha fazla vakit ayırabilirsiniz.
İhmal ettiğiniz ve size destek olan kişilerle ilişkilerinizi rehabilite etme şansınız
olur.
* Dışarıya rahatlıkla çıkabilir ve yeni insanlarla tanışabilirsiniz. Bunun içine
yeni erkek arkadaşlarınızı da ekleyebilirsiniz.
* Eve geldiğinizde yemek yapmak, çamaşır yıkamak, evi toplamak gibi zorunluluklarınız
olmaz. İstediğiniz zaman bunları yapabilirsiniz. Üstelik en önemlisi gömlek ütülemekten
artık yorgun düşmezsiniz.
Dezavantajları
* Kendinizi yalnız hissedebilirsiniz. Özellikle etrafınızda o kadar çift varken
ve aileniz artık biri ile birlikte olmanızı isterken.
* Bunu başarısızlık olarak değerlendirebilirsiniz ve bu konuda kendinizi acımasızca
eleştirebilirsiniz. Hatta depresyona bile girebilirsiniz.
* Bekar olduğunuz için etrafınızdaki adaylar arasında bir tercih yapmakta zorlanabilirsiniz.
Ama uzun süre bekar kalırsanız ve ince eleyip sık dokursanız elinize geçen fırsatları
değerlendiremeyebilirsiniz.
* Flört etmek bir sürüklenmeye sebep olabilir. Kadınlar ve erkekler sürekli farklı
şeylerin peşindedirler. Kadınlar kendilerini anlayan, güvenebilecekleri bir erkek
ararken; erkekler ise rahat bir ilişki yaşayabilecekleri bir kadın ararlar.
* Bir çiftin sahip olduğu şeyleri gördüğünüzde üzülebilirsiniz. Birbirine ruh
ikiziyim diyen ve onunla bir ömür boyu yaşamak istediğini söyleyen bir çifti ya
da çocuklarıyla oyun oynayan bir aileyi gördüğünüzde bazı şeyleri kaçırmış hissine
kapılabilirsiniz. Fakat evlendiğinizde bile bazı şeyleri geç yaşamış olmak sizi
yine üzebilir.
* Sürekli neden bekar olduğunuzu kendinize sorabilirsiniz. Bunu dert edip bir
an önce yeni birini bulmak umuduyla karşınıza çıkan her erkekle ilişki yaşayabilirsiniz.
(Sizin bu halinizi gören potansiyel eş adaylarını da bu arada kaçırma şansınız
da yüksek.)
* Aileniz ve arkadaşlarınız sizi rahatsız edici yorumlarıyla canınızı sıkabilirler.
"Tam sana uygun bir çocuk buldum" diyerek çöp çatanlığa bile başlayabilirler.
BİRLİKTELİK YADA EVLİLİK
Avantajları
* Birlikteliğin sizin için doğru olduğuna karar verdiyseniz tadını çıkarın.
* Flört etmeye, yeni bir erkek arkadaş bulmaya, ayrılıklara ve boşanmaya son
verdiniz. Artık rahatlayabilirsiniz.
* Birbirinizi hem duygusal, hem de maddi yönden destekleme şansına sahipsinizdir.
Deneyimlerinizi ve kazanımlarınızı paylaşmak size iyi gelebilir.
* Beraberlik size derinlik katacaktır. Doğruluk, dürüstlük ve inançlar konusunda
sizin tatmin olmanıza yardımcı olur.
* İlişkinizde aitlik, güven, istikrar ve devamlılık duygularını hissetmeye başladığınızda
gelecek için güzel şeylerde düşünmeye de başlarsınız.
* Bekar arkadaşlarınıza göre kendinizi daha üstün hissedebilirsiniz.
* Arkadaş çevrenizi onun ailesi ve arkadaşları ile genişletebilirsiniz.
* Duygusal olarak kendinizi bağlı ve güvenli hissedersiniz.
Dezavantajları
* Birliktelik, mutluluk ve memnuniyet için bir sigorta değildir. Çünkü tek başınayken
mutlu olamıyorsanız hayatınızda biri olduğunda da mutlu olamayabilirsiniz. Sağlıklı
ve uzun soluklu bir ilişki yaşamak istiyorsanız kendinizi eşinizle paylaşmalı,
siz de olmayan ama onda olan olumlu özellikleri ondan almaya çalışmalısınız. Aksi
takdirde hayal kırıklığı yaşayabilir ve pişman olabilirsiniz.
* Çok fazla deneyime sahip olmadan bir evlilik yaşarsanız ileride ciddi sorunlarla
karşı karşıya kalabilirsiniz.
* Eğlencenin ve özgürlüğün tadını kaçırmış olduğunuzu düşünebilirsiniz. Özellikle
de çocuklar ve ev işleriyle uğraşmak zorundayken.
* Geleceğinizi planlamaya çalışırken kendinizi kapana sıkışmış hissedebilirsiniz.
* Başkalarına karşı sorumlu olduğunuz için (sevgiliniz, eşiniz, ailesi v.s) kızgın
olabilirsiniz. Geç kalacağınızı söylemek bile olsa...
* Bazı şeyleri rutin bir şekilde yapmak zorunda olmak (ev işleri gibi) ve bazı
rolleri oynamak sizi sinirlendirebilir.
* Yanlış bir erkeğe aşık olup incinebilirsiniz. Özellikle genç yaşta doğru kişiyi
bulmak o kadar da kolay değildir.
* Oturmuş bir ilişkiyi bırakıp gitmek günlük yaşadığınız flörtlerden zordur.
* Ailenizle ve arkadaşlarınızla daha az görüştüğünüz için, yaşamınızın sadece
iki kişi arasında geçtiğini düşünebilirsiniz.
* Kendinize ait özel hayatınız kalmayabilir. Onun yakın çevresi ve ailenizin
ziyaretleri bazen programınızı bozabilir.
SİZİN İÇİN EN İYİSİ HANGİSİ?
Bu soru için ne doğru ne de yanlış bir cevap söz konusudur. Çünkü herkes farklı
yapılara sahiptir. Fakat kararsızsanız 20'li yaşlarınızda evlenmeyi düşünmemelisiniz.
Çünkü bu yaşlar kişiliğinizin gerçek anlamda şekillendiği, sorumluluk almaya ciddi
anlamda başladığınız ve kimliğinizi bulmaya başladığınız dönemlerdir. Eğer genç
yaşta evlenirseniz ilk etapta sevdiğiniz insanla size ait bir evde olmak cazip
gelebilir. Fakat ilişkinizin rutine döndüğünde bu durum size sıkıcı gelmeye başlayabilir.
Sizinle yaşıt olan kız arkadaşlarınız sorumluluktan uzak ve rahat bir hayat yaşarken
bu sinir bozucu olabilir. Erken yaşta evlendiğinizde eğer her şey yolunda gitmezse
hâlâ önünüzde yaşayacağınız koca bir hayat ve deneyimleyeceğiniz uzun seneleriniz
olacaktır. Fakat muhtemelen bir ilişkiyi istikrarlı ve başarılı hale getirebileceğiniz
az hayat tecrübenize ve olgunluğa sahipsinizdir. Bir eş ya da sevgili için ne
kadar uygun olduğunuzu sorguladığınızda aslında en doğru kararı ön sezilerinize
dayanarak karar vermelisiniz. Sakince düşünmeye çalışın. Karşınıza çıkan kişiyi
iyi analiz edin. (onun Bay Doğru olabilme ihtimalini düşünerek) Hatta tüm duygularınızı
bir kenara not edin. Ortaya çıkan sonuçlara siz de çok şaşıracaksınız.
*Ne yaparsanız yapın bir yuva kurup hayatınızı biriyle birleştirmeden önce 10
hayati soruyu mutlaka kendinize sorun.
1. Onu gerçekten seviyor musunuz, o da sizi seviyor mu?
2. Bu insana karşı kendiniz olabilecek misiniz?
3. Büyümeniz ve olgunlaşmanız için bu ilişkide yer var mı?
4. Sizin farklılıklarınız onun özellikleriyle tamamlanıyor mu, ya da tam tersi?
5. Bağlanmak ikiniz içinde kolay mı?
6. Dış etkenlerin etkisinde kalmaksızın sizin için ne hissediyor?
7. Bir birlikteliğin sorumluluğunu alabileceğinizi düşünüyor musunuz?
8. Ailesi ve ailesi ile anlaşabilecek misiniz?
9. Birbirinize karşı toleranslı davranabilecek misiniz?
10. Aynı evde yaşamayı daha önce hiç deneyimlediniz mi?
Meltem Canver Kozanoğlu
Uzm. Psikolojik Danışman
Agape Danışmanlık Merkezi
Ciddi bir ilişki ya da evlilik ilişkisi içine girerken yapılan tercihler bireyin
olgunlaşmasına ve ihtiyaçlarını fark etmesine göre şekillenir. 20'li yaşların
başlarında bireyler, genel olarak kurdukları ilişkiler içinde birbirine çok yapışık
ve neredeyse kader ortaklığı niteliğinde ilişkiler kurmaya müsaittir. İlişkinin
içinde hızlı gelişip büyüyen birey, ilişkiden beslenemediğinde ilişkiden çıkmayı
talep edebilir. İlişkiden çıkmak bireyin yalnızlık korkularını açığa çıkarabilir
ve mutsuz oluşa rağmen ilişki içinde kalınmasına da neden olabilir. 20'li yaşlar
bireylerin yeni hayat durumları ile karşılaştıkları ve bağımsızlık duygusunu daha
yoğun hissetmek istedikleri dönemlerdir. Bu nedenle kişiler, ilişkinin kendilerini
gerçekleştirmelerini engelleyeceği ve olmak istedikleri kendileri olamayacaklarından
kaygılanıp ilişkiden kaçabilirler. Ortaya birbirinden zıt görünen iki ihtiyaç
çıkar. Birine bağlı olmak, bir ilişki içinde olmak; karşılıklı olarak bir şeyler
verip alabilmek anlamını taşır. Her birey bu ihtiyacı hisseder. Yalnız kalmak
bağımlılık duygusundan kaçmak olarak değerlendirilemez. Yalnız kalmak bağımlılık
duygusunun zıttı değildir. Kaygı verici nitelikte olmadan her insanın tercihli
yalnız kalışlara da ihtiyacı vardır. Her ilişki bireylerin yalnızlığını da koruyabilmelidir.
Özellikle evlilik kararı vermeden önce birey kendi olabilme sürecini tamamlamış
olmalıdır. Böylece kendi ihtiyaçlarını, ilişkiden beklentilerini, ilişkide yaşayabileceği
kaygılarını fark edebilir. Daha keyifli ve doyumlu ilişkiler içine girebilir.
Cosmopolitan
(Candan Durusöz Akgün)