Yaklaşık 30 yıldır döşemelik kumaş üreten Aykut Hamzagil, şişli'deki mağazasında
artık duvar kağıdı ve kumaş ağırlıklı satışa başlıyor
Sektörün duayenlerinden olan ve yenilikleri daima takip eden Hamzagil'le
firmanın kuruluşundan kadınların alışveriş eğilimine kadar pekçok konuda konuştuk...
Döşemelik kumaşın duayenlerinden Aykut Hamzagil'in kumaşçılık işinde bugün
geldiği noktada, tesadüflerin büyük payı var. Çalışma hayatına Sultanhamam'da
başlayan Hamzagil, kuzenlerinin yanında tuhafiyede çalışmaya başladığında
Sultanahmet Ticaret Lisesi'ne gidiyormuş. 1960 yılına kadar tuhafiyecilik
yaptıktan sonra 10 yıl kadar da yine akrabalarının yanında manifaturacıda çalışmış.
Artık kendi işini kurmaya karar verince de 1970 yılında bir arkadaşının
desteğiyle konfeksiyon sektörü için kumaş üretmeye başlamış.
1976 yılına kadar Sultanhamam'da üretime devam eden atölye, bu yılından
sonra Osmanbey'e taşınmış. ışte Aykut Hamzagil'in
markalaşma süreci de belki alınan bu radikal kararla başlamış. Hamzagil
o günleri ve aldığı kararı şöyle anlatıyor:
"1976 yılında Sultanhamam ve Osmanbey arasındaki gidiş gelişin zor olması
nedeniyle bu mağazaya geldim. Osmanbey'e ilk taşınan
kumaşçı bendim. O zamanlar bu biraz kural dışıydı, alışılmamış bir şeydi.
Ama sonra bunun doğru bir tespit olduğunu gördüler, şu anda Sultanhamam piyasasında
bu işle uğraşan kumaşçı yok.
Beyaz döşemelik olur mu?
"Aykut Hamzagil'in döşemelik kumaşa geçişi ise tamamen bir tesadüfle başlamış.
1978 yılında evine döşemelik kumaş ararken uygun kumaş bulamayınca Bursa'ya giden
Hamzagil o günleri anlatırken, "Bursa'nın en ünlü kumaşçılarından birine
gittim. Ben beyaz döşemelik istedim, o da 'Ben babadan bu işi yapıyorum, ben Manchester'da
bu işin eğitimini aldım, beyaz döşemelik olmaz' dedi.
Sonra birkaç ortak arkadaşımız 'o istediyse yap' demişler. Bunun üzerine
çağırdı ve 'bu işi anlamadım ama parayı alıp malı yaparım' dedi.
Ondan sonra 300 metre malı dükkanın bir kenarına koyduk ama öyle bir talep
geldi ki biz döşemeci olduk. 2 sene sonra da o bahsettiğim arkadaşın fabrikasının
tamamı beyaz çalışıyordu.
'Beyaz hani olmazdı' dedim, 'napalım abi, moda' dedi" diyor. O günden sonra
Aykut Hamzagil döşemelik kumaşları, kumaştaki trendleri takip eden ama kendi çizgisini
de her zaman koruyan bir kumaş markası olarak bugüne kadar geldi.
Hamzagil, "Moda belki bu işin rengi gibi görünüyor ama içinde bir doğruluk
payı da var. Bakmak başka birşey görmek başka bir şey, herkes bakar ama çok nadir
insan görür. 1984
senesinde yine ihtiyaçtan kombin kumaşa geçtik. Bu mağazada, ev tekstilinin
konfeksiyonu butik tarzda yapılıyor. Ev tekstilinde kumaş ağırlıklı, duvar kağıdı
satışı olan bir mağaza haline getireceğiz" diyor.
"Söyleyecek yeni bir şeyiniz olmalı"
Tekstil ve kumaş piyasasındaki tüm kuralların döşemelik kumaş için de geçerli
olduğunu anlatan Hamzagil, "Piyasadaki döşemelik kumaşçıların içinde öncü olanların
öne çıkma sebebi tasarımıdır.
Aykut Hamzagil iyi bir tasarım yapıyorsa o biraz daha öne çıkıyor. Yeni
birşeyiniz yoksa, söyleyeceğiniz yeni bir şey yoksa, zaten arkada kalıyor.
Bunun adına tasarım, yenilik, yaratıcılık deyin, ne derseniz deyin kaliteli
malı ucuz ve hızlı bir şekilde tezgahınıza sokma mecburiyetiniz var" diyor.
Dekorasyon trendlerinin mutlaka döşemelik kumaştaki seçimleri de etkilediğini
söyleyen Hamzagil şöyle devam ediyor:
"Dekorasyondaki trendlerin birçok farklı versiyonu var: Minimal, modern,
klasik ve daha birçokları. Bunların hiçbiri sıfır olmaz, hepsi vardır. Ama içlerinden
bazıları zaman zaman ön plana çıkar. Döşemelik
kumaş da doğal olarak tüm bu akımlardan etkileniyor" diyor.
"Kadın, evinde sıcaklık ister"
Hamzagil'in söylediğine göre müşterilerinin neredeyse tamamın kadın. Hamzagil
'Bizim hedef kitlemiz de yüzde 100 kadın.
Çünkü erkeğin moda algılaması, bakış açısı çok farklı. Biz hedef kitlemizi
kadın üzerine kuruyoruz, çünkü kadının içindeki yenilik arayışı ve kıpırtı erkeğin
içinde yok.
Moda da bu yüzden kadının üzerine inşa edilmiştir" diyor. Kadınların kumaş
alırken dikkat ettikleri şeylere gelince Hamzagil, "Kadının evde dikkat ettiği
en önemli şey, evinde
sıcaklık istiyor.
Evini bir yuva gibi görüyor. Ve arayışlarını da onun üzerine kuruyor yani
evini dekoratöre de yaptırsa bir müddet sonra onu yaşanır hale getiriyor, yastık
ilave ediyor, fiyonk ilave ediyor, kadının ruhunda var bu.
Erkek bunlarla ilgili değil. Gazete kağıdı ya da şık bir masa örtüsü, gümüş
takım ya da bakır olmuş hiç önemli değil. Kumaş alırken ya da
evi döşerken de kadın karar veriyor. Kadının içinde o heyecan var" diyor.
Kaynak: Milliyet