İlacın adı aşk, familyası sevdaca, bitki adı aşkus tadarus.. Çok tanıdık geldi
değil mi?
Aşkın reçetesi... Elde edilişi: Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır.
Birinci yöntem için ilkel maddeler, para, bir çift söz ve bir çift kesici gözdür.
Fakat bu yöntem pahalı olduğu için, endüstride başka yollarla elde edilir. Özellikle
orta insanlar arasında aşk, parasız-pulsuz, belirli bir süre "gözleme" yardımı
ile elde edilir. Bu şekilde elde edilen aşk saf değildir. Çeşitli randevularla
kristalleştirilir ve daha sonra saf olarak elde edilir.
Fiziki özellikleri: Pembe renkli kristallerden oluşur. Kalpte yerleşir. Keskin
lezzetlidir. Özellikle iç organlarda hissedilir. İlk resmi tanımı Adem ile Havva
tarafından yapılmış, sonra insanlar tarafından geliştirilmiştir.
Kimyasal özellikleri: Kaba sözlerden alınır. Formülü hemen değişir. Aslında aşk
dayanıklı bir madde değildir. Parasızlık, sefillik, yalancılıkla "geçimsiz" bir
ilaçtır.
Saflık muayenesi: Aşkın ne ölçüde "saf" olduğunu anlamak için ihanet, aldatma,
matrak geçmeyle ne ölçüde dayanıklı olduğu anlaşılır.
Miktar tayini: Aşk enjekte edilmiş ve hassas tartılmış bir insan, bir haftada
kilo kaybederse bu uluslararası ölçülere göre en az Romeo-Juliet, Türk ölçülerine
göre Leyla Mecnun aşkına eşittir.
Kullanışı: Nisan ve nikahta az dozlarla alınmalı, fazla miktarı, magandalardan
para kopartmada kullanılır. Aşk çeşitli biçimlerde görülebilir. Bilim aşkı, sanat
aşkı, doğa aşkı gibi.
Teşhisi: Kalp çarpıntısı. Uçma hissi, gözlerde kararma, sevdiğinden başkasını
görememe şeklinde özel bir körlük. Mantık kaybı. Uykusuzluk, iştahsızlık, terleme.
Kullanışı: Kalbi hızlandırmak için, alçak dozda. Sinir sistemini uyarmak için
yüksek dozda. Moral ve cesaret verici neşelendirici. Ancak belli dozu yoktur.
Hiç alınmazsa kişide kompleks yaratır. Yüksek dozda öldürücü, alçak dozda güldürücü
etkisi vardır.
İlacın reklamı için uygun slogan: Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten
süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni.