Almanya’nın efsanevi futbolcularından Bobby Dekeyser’in kurduğu Dedon, tasarım
ürünü bahçe mobilyasında en ünlü markalardan biri. Türkiye’de ilk defa Oya Oğurcu’nun
sahibi olduğu O Design’da satılmaya başladılar; markanın Türkiye pazarındaki atağı
sonucunda bu sene satış noktalarına yenileri eklendi.
Bobby Dekeyser’le, Dedon’un kurulduğu dönemde tanışan Oya Oğurcu, marka
için tasarım da yapıyor. Dedon’un dış mekan mobilyaları, ister kızgın güneş ister
kar olsun, tüm yıl boyunca kullanılabiliyor. Oya Oğurcu, şehir dışında geniş bahçeli,
teraslı ve balkonlu evlere dönüş arttıkça bahçe mobilyasına daha çok önem verilmeye
başlandığını anlatıyor.
Alman Bayern Münih takımının efsanevi kalecilerinden Bobby Dekeyser, sakatlığı
sırasında kendi mobilya markasını kurmaya karar verir. Ailesinin plastik fabrikası
olması sebebiyle, plastiğin ana madde olarak kullanılacağı bir mobilya markası
yaratır. Dedon’u bir aile şirketi gibi kurar; yakın arkadaşları ve aile üyeleriyle
birlikte yönetmeye başlar.
Dış mekanda 12 ay boyunca kullanılabilen ilk mobilyalarını 1990’da üretirler.
Dedon’u Türkiye’ye getiren Oya Oğurcu Bobby Dekeyser’la işte tam da bu dönemlerde
tanışır. Ve bugün 48 ülkede satılan Dedon’un ilk distribütörü olur.
Oya Oğurcu marka temsilciliğinin yanında, tasarım ve koleksiyon hazırlanmasında
görev alıyor. "Dedon’un kurulduğu dönemde, hasır ve plastik bahçe mobilyaları
yapılıyordu ama her tür hava koşulunda kullanılabilecek mobilya yoktu. Yaz gelip
de, balkonda vakit geçirmek istendiğinde katlanır sandalyeler çıkarılırdı. Balkona,
bahçeye, evin içi kadar özen gösterilmiyordu. Bunu değiştirmek istedik. Dış mekanları
da yaşam alanı olarak görüyoruz. Yazın evin içinden çok dışında vakit geçiriyoruz.
ıçeride yarattığımız tarzı dışarıya taşıyabileceğimiz mobilyalar yapıyoruz. Nasıl
salonda kanepenin yerini değiştirmiyorsanız, bahçe mobilyalarınızı da kış gelince
kaldırmak zorunda kalmıyorsunuz."
Bahçede kanepe olur mu?
Marka 16 yıldır bahçe, balkon, havuz başı veya teras gibi tüm dış mekanlarda
kullanılabilen, hava koşullarına dayanıklı, bakım gerektirmeyen mobilyalar yapıyor.
Mobilyaların dışı sentetik bir örgü lifle kaplı. Her mobilyada farklı tarzda örülmüş
bir lif kullanılıyor. Hularo isimli lif, Dedon’un geliştirdiği özel bir malzeme.
Hularo’dan yapılan mobilyalar yıkanabiliyor, leke tutmuyor, tuzlu suya, sıcağa,
soğuğa dayanıyor.
Dedon koleksiyonlarında son dönemde öne çıkanlar ise, lounge tarzı geniş,
köşeli kanepeler. Markanın satıldığı tüm ülkelerde en çok ilgiyi bu kanepeler
görüyor. Oğurcu, sadece salonlarda kullanılan köşe koltuk ve kanepeleri Dedon
ile bahçeye taşıdıklarını anlatıyor: "Bunlara iç mekan mobilyaları olarak alışmıştık.
ılk kez bahçe için kanepe yaptığımızda eleştirildik. Ama şimdi köşeli koltuk takımı
ve kanepeler bahçe mobilyasında en popüler parçalar." Markanın lounge serisini
Oya Oğurcu tasarlamış.
Oğurcu, bahçede kanepe kullanmayı en çok Fransızların sevdiğini anlatıyor.
Ülkemizde ise tam tersi bir durum var. "Bizde yemek masası ve sandalyeler çok
satılıyor. Bunların rahat olmasına dikkat ediliyor. Çünkü bahçede uzun süre oturuyoruz;
yemek yerken, masada sohbet etmeyi seviyoruz. Avrupalılar ise kanepe takımlarını
çok seviyor. Çünkü onlar, kanepede içki içip, yayılarak vakit geçiriyorlar" diyor.
Dedon kendi markasının yanında, bazı ünlü markalar için de Hularo malzemesinden
mobilyalar üretiyor. Grange, Oscar De La Renta ve Fendi’nin yeni koleksiyonu Dedon
tasarımcılarının elinden çıktı. Oya Oğurcu, "Ünlü markalar da bahçe mobilyası
yapmaya başladı, çünkü bahçede de tasarım ürünü mobilyaların kullanılabileceğini
fark ettiler" diyor.
Dedon, altı yıldır ünlü tasarımcılarla da çalışıyor. Bunlar arasında "açık
alan mobilya kralı" olarak bilinen ABD’li tasarımcı Richard Frinier ve Hollandalı
Frank Lightart ve ısveçli Nicholas Thomkins yer alıyor. Frinier, Dedon için, Marrakesh
ve Barcelona isimli klasik tarzda mobilyalar tasarladı. Lightart ise heykel görünümlü
tasarımların bulunduğu Obelisk koleksiyonunu yarattı. Modern-klasik tarzdaki Bonneville
koleksiyonu ise Thomkins’in elinden çıkma.
Her koleksiyon için yeni bir renk
Dedon’un 13 farklı koleksiyonu var. Her koleksiyon, güneşlenme yatağı,
koltuk, puf, yemek masası, sandalye ve kanepeden oluşan bir set şeklinde hazırlanıyor.
Ama siz tümünü istemiyorsanız, sadece istediğiniz parçaları da alabiliyorsunuz.
Tasarımcılar her koleksiyona özgü yeni renk tonları yaratıyor. Mobilyanın tarzına
göre renk belirlenip, o renkte hularo malzeme üretiliyor. Klasik veya modern,
eviniz hangi tarz olursa olsun uygun bir parça bulmanız mümkün. Bu seneki koleksiyonlarda
sıcak renkler ağırlıkta. Kırmızı ve turuncunun yanında kahverengi ve turkuvaz
renkli koltuklar ekru, krem rengi minderler ile tamamlanıyor.
Nerede, kaça satılıyor?
Dedon ürünleri, ıstanbul 1. Levent’teki O’ Design mağazası dışında, Feneryolu
Marina Verde ve Florya Oğurcular mağazalarında satılıyor. Bodrum Konacık’taki
Sandalye Vs ve Karşıyaka ızmir’deki Ed Concept’de de bulunabiliyor. Dedon’da koltuk
fiyatları 400 eurodan başlayıp, 3500 euroya kadar çıkıyor. Masalar ise 700 ile
4500 euroya satılıyor.
Kadınların tasarımları
Koleksiyon Mobilya’daki "Kadın Tasarımcılar Sergisi" devam ediyor. Eva
Zeisel, Alev Ebuzziya, Defne Koz, Marianne Buus ve Kolombiyalı kadınların çalışmalarını
birarada görmek isterseniz 31 Mart’a kadar Koleksiyon Mobilya’ya gidebilirsiniz.
Kadın estetiği, duyarlılığı ve zarafetinin farklı yansımalarını taşıyan bu özel
sergideki eserlerin hepsi ayrı bir hikayeye sahip. Sergi hafta içi her gün 10.00-18.30,
haftasonu 10.30- 19.30 arasında gezilebilir. A: Hacı Osman Bayırı, No: 35, Tarabya
T: 0212 223 13 20.
Kaynak: Hürriyet