”Cemil İpekçi üslubu” diye adlandırılabilecek tasarım çizgisini ve yarattığı
modayı her zaman kendisiyle lanse eden Cemil İpekçi şimdi mücevher tasarlıyor.Damra
Pırlanta’yla yaptığı üç yıllık anlaşmanın ilk meyvesi “Damra by Cemil İpekçi”
koleksiyonu vitrinlerde.
Damra By Cemil İpekçi projesi nasıl doğdu?
İlk defa böyle bir şey yapıyorum.Daha önce de mücevher tasarlıyordum ama kendim
için onlar.Bana başka birçok firmadan gelen teklifler de vardı fakat Damra tam
dünyada olması gerektiği gibi bir teklifle geldi.Markalaşmanın ne olduğunu bilerek
geldi.Onun için şimdi; Damra diye bir markamız var, bir de Damra by Cemil İpekçi
diye bir markamız var.Damra eskisi gibi, kendi ürettiği montürlerini, pırlantalarını,
kendi tasarımcılarının yaptığı işleri devam ettirecek.Ama Damra by Cemil İpekçi
sadece lüks ürünlerden oluşmuyor.İçinde 300 YTL’ye de, 300 bin YTL’ye de mücevher
var.Çünkü ben herkesin takmasını istiyorum.Küçücük bir bileziğimi, bankada çalışan
bir genç kızın takmasını istiyorum.Veya yeni alyanslar yapıyoruz şimdi, yeni evlenen
ama bütçesi çok dar olan insanların “minnacık pırlantam olsun” dediklerinde alabilecekleri
bir şey.Ama o pırlantayı öyle bir koyarsınız ki, montürüne öyle bir şey yaparsınız
ki, o yüzük mis gibi Cemil kokar ve takarken de benden bir şey takar.Zaten bu
yıl sloganım, “Şimdiye kadar kendim için tasarladım, şimdi sizler için…” Biliyorsunuz
yıllardan beri herkes benim takılarımı konuşur.Cemil İpekçi’yi küpeleriyle,boynundaki
takılarıyla ve çeşitli aksesuarlarıyla tanır.
Hep kendi tasarımlarınızı mı taktınız?
Evet, şimdiye kadar hep kendi tasarımlarımı kullandım.Takıyı üçe ayırıyorum.Ya
insanlar sosyal statüyü belli etmek için, ben zenginim diye takarlar.Ya yaşlılıklarına
yatırım için takı alırlar, ileride satmayı düşüncesiyle saklarlar.Ya da benim
gibi, takının bir manası olduğu için takarlar.Ben mesela uğura inanırım, nazara
inanırım, sevgilimin vereceği bir çakıl taşının bile çok değerli olduğunu düşünürüm.Çok
sevgili bir dostumdan hediye olarak aldığım takılar benim için çok önemlidir.
Size nasıl takı hediye ederler?
Benim zevkimi herkes çok iyi bildiği için; mühür yüzükler, üzreinde Kuran ya
da Allah olan takılar gelir.
Koleksiyondaki parçaları anlatır mısınız?
Mesela üstlerinde erkek ve kadın künyeleri yer alan bir dizi bileziğimiz var.Künyede
insanın kendi isminin yazmasını çok aptal buluyorum.İnsanın böyle damgalı eşek
gibi kendi üstünde ismini taşıması manasız.Onun yerine manalı sözler yazdım ben
bileziklere.İlk çıkarttığımız; “Ben beni bıraktığımda sen beni bırakma ya Rab”
yazılı bileziğimizdi.Bu Yunus Emre’nin bir sözü, baktığında insana güç veriyor.Bunun
gibi; Mevlana’dan, Ömer Hayyam’dan bir sürü değişik sözler koyduk.Sevgililer günü
için, aşkı ifade eden sözler var.Tılsımlı bileziklerimiz var, “çintemani” dediğimiz.Bu
şimdiye kadar nazar boncuğuyla yapılıyordu ama nazar boncuğu bize ait bir şey
değil.Fenikelilere ait.Türklerin esas nazar boncuğu; “çintemani” dediğimiz iç
içe geçmiş üç göz şeklinde ve altında bir dudak olan bir figürdür.Evreni gösterir,
yani evren sizi kötülükten korusun der.Tamamen Orta Asya Türklerine has bir şeydir.Osmanlı’nın
son dönemine kadar bütün padişahlarımız bunu kullanmıştır.Çinilerde ve her yerde
bol bol görülür.Sonra Osmanlı’nın batılılaşma sürecinde Roma’da kullanılan nazar
boncuğuna dönülmüş.Ama esas göz boncuğunun çintemani veya kırmızı olması lazım.Şeytanın
gözü mavi olmaz çünkü.Benim takılarımın çok özel kutuların içinde minicik sertifikaları
var.Onlar tasarımların ne mana ifade ettiğini açıklıyor.Buda’nın gözleri, Orta
Asya’nın nazar boncuğu.Hatta bunun bir duası var; “Om mani padme hum” yani, “Ben
kainatın en önemli ve en önemsiz bir parçasıyım, daireyi tamamlayıp özüme döneceğim.”Bizans
döneminden, doğurgan tanrıça küpelerim var.O kadın size doğurganlık veren, aşk
veren, sevgi veren bir tanrıçaymış.Dünyadaki, kainattaki melekleri temsil edermiş.Küpeden
üç tane pırlanta sarkıyor.
Taşları seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Taş konusunda seçim çok önemli.Mesela her pırlanta aynı etkiyi yaratmaz.Kalitesi
ve rengine göre size getireceği uğur var, uğursuzluk var…Taşların birbiriyle bağdaşması
çok önemli.Mesela zümrüt koyarken çok dikkat etmelisiniz.Zümrüt ve pırlanta birbirlerini
çok çekerler, öpüşürler ve size negatif enerji vermezler.Ama zümrütün yanına yakut
koyduğunuz zaman bir anda negatif enerji dolarsınız.İki renk birbirine çok yakışmasına
rağmen, kesinlikle uyuşmazlar.Yakut-safir, zümrüt-safir çok iyi öpüşür.Ama yakut
ve zümrüt bir arada olmaz…
Yalnız kalmak isteyen taşlar da var mı?
Parmağımdaki yüzüğüm var.Onu takarken hep araya başka bir yüzük koyuyorum.Krizoplast
diye yarı değerli bir taş var.Onun hiçbir taşa tahammülü yok.Onu muhakkak diğer
taşlardan uzaklaştırmanız gerekiyor.Ya da araya başka bir metal koymanız gerekiyor.
Cemil’in takıdaki çizgisini nasıl belirlersiniz?
Ben Cemil’i sevgiyle belirlerim.Cemil’i duyguyla belirlerim.Tıpkı elbiselerim
gibi…Benim elbiselerimi gördüğünüzde nasıl “Bu Cemil İpekçi’ye ait diyorsanız
takı konusunda da bu böyle.
Takı tasarlamak mı yoksa giysi tasarlamak mı daha zor?
Hepsi aynı.Kendime giysi tasarımcısıyım diyorum.Çünkü bundan yedi yıl önce, model
çizerken bir baktım her şeyi tasarlıyorum.Çünkü modeli çizerken hayalinizdeki
bir kadına çiziyorsunuz.Bir fark ettim ki, o kadının elbisesini çizerken makyajını
da yapmışım, saçına da biçim vermişim, takılarını da yapmışım…E, bu havada durmuyor
ki; bir mekanda olması lazım.Koltuk, kanepe orada bir sürü şey birden yarattım.Ayrı
ayrı notlar aldım ve hemen o koltuğu, o saç modelini yaptırdım.Cemil Home’da bu
yıl yepyeni tasarımlarım olacak böyle.Takıyı da içine koyacağım ama…Arkalığında,
kol koyma yerlerinde yarı değerli taşlar bulunan koltuklar olacak.Sırtınızı dayadığınızda,
kürek kemiğinize hangi taş gelirse çakranızı açar gibi tasarımlarımız olacak.
Koleksiyonda en sevdiğiniz parça hangisi?
En sevdiğim “Buda’nın Gözleri”.Bir de “ ben beni bıraktığımda sen beni bırakma
ya Rab” Diğer sözleri de seviyorum ama bu benim atölyemde de asılı olan bir sözdür.Beni
çok mutlu eder, en ufak bir yorgunluğumda veya bir düş kırıklığımda hemen o söz
beni kendime getirir.
Damra ile çalışmalarınız ne kadar sürecek?
Damra ile üç yıllık bir anlaşmamız var.Sevgililer Günü de yaklaşıyor.2 Şubat
gibi büyük bir davetimiz olacak ve Sevgililer Günü için hazırladığımız takılarımızı
göstereceğiz.Ondan sonra nisan ayında bir davetimiz olacak ve yaz takılarını tanıtacağız.